Kim Korkar Düdüklü Tencereden?

Kim Korkar Düdüklü Tencereden?

Kim Korkar Düdüklü Tencereden?

http://www.flickr.com/photos/917press/4689580806/

O kadar çok kişinin düdüklü tencereden korktuğunu duyuyorum ki şaşırmadan edemiyorum. Oysaki gün içerisinde kullandığımız aletlerin birçoğu düdüklü tencere ile aynı mekanizmada işliyor. Bilmediğimiz, tanımadığımız şeyden korkarız.

Daha önce başka bir yerde ev kazaları ile ilgili istatistik okumuştum. Kalıcı sakatlıkların %40’ı ev kazalarından kaynaklanmaktaymış. Hatırlarsanız bu konuda bir de reklam kampanyası yapılmıştı.

Kalıcı sakatlıkların %40’ı ev kazalarından kaynaklanıyor.

Aslına bakılırsa ev işleri sanıldığından çok daha tehlikelidir. Perde asarken düşüp, felç olanların, kızartma yaparken tencere devrilip tüm vücudu yananların sayısı hiç de az değil.

Bıçak mı dediniz?

Evdeki en tehlikeli alanlardan birisi mutfaktır. Düşünün, katillerin bir numaralı silahının, bıçağın ne tipini ararsanız, çekmecelerimizde hatta açıkta tezgahımızın üzerinde bulmanız mümkün. Ufak bir kayma ile parmağımızdan olabileceğimiz gibi canımızdan da olabiliriz.

Sonra, eskilerde savaşların en tehlikeli silahlarından birisi de hemen hemen hergün mutfaklarımıza uğruyor. Kızgın yağdan bahsediyorum… İsterseniz yumurta kırarken az miktarda olsun isterseniz patates kızartırken bir tencere dolusu olsun… Kızgın yağ her şekilde tehlikelidir.

Düşüp kırılan cam bir bardağı hayal edin. Etrafa saçılan misket bombası gibi değil mi? Bastığınız herhangi bir yerde sizi ya da çevrenizdekileri yaralamak için bekleyen minik ama etkili bir tuzaktan başka birşey değil.

http://www.flickr.com/photos/eworm/3626634212/

Mutfak dikkatli olmadığınız taktirde tehlikelerle doludur.

Mutfak dikkatli olmadığınız taktirde tehlikelerle doludur. Biraz dikkat, biraz da bilgi ile kendinizi tehlikeye atmadan lezzetli yemekler pişirip sevdiklerinizle beraber sağlıklı şekilde kurduğunuz o güzel sofralarda oturabilirsiniz.

Konuştuğum birçok kişi, hatta sürekli benim mutfağımda olan kardeşim bile düdüklü tencereden korktuğunu söylüyor. Düdüklü tencere, talimatları okuyup ona göre davrandıktan sonra korkulacak birşey değildir.

Sanıyorum ortaokulun ilk yılını bitirip, tatile girmiştik. Öğle saatlerinde karşı komşumuza annemle beraber kahve içmeye geçmiştik. Onlar kahve içerken biz de onun kızları ile arka tarafta oyuna dalmıştık. Annem ocaktaki barbunyayı kontrol etmemi söyleyip beni eve yolladı. Mutfağa girip bir kaşıkla tenceredeki yemeğin tadına baktım. Geri döndüğümde anneme “pişmemiş” diyerek arkadaşımın odasına yollanıyordum ki annem “nereden anladın” gibi anlamsız bir soru sordu. Yüzüne tuhaf tuhaf bakıp “tadına baktım, başka nasıl anlayabilirim ki” dememle annemin çığlık atıp, yerinden ok gibi fırlaması bir oldu. Şaşılacak ne vardı hiç ama hiç anlamıyordum. Düdüklü tencere öyle çat diye açılırmıymıştan tutun da ne kadar dikkatsiz bir çocuk olduğuma kadar herşeyi komşumuzla beraber sıraladılar.

http://www.flickr.com/photos/donbala/3303198102/

Evet, o gün bu hikayeyi dinleyen herkese göre çok şanslıydım. Annem kapağı kapatırken lastiği iyi oturtamadığı için içeride basınç oluşmamış, ben açmaya kalktığımda rahatlıkla açılmış, barbunyanın tadına problemsizce bakmış, pişmediğine karar vermiştim.

Bir kaç gün sonra annemin dolaplarını karıştırıp kullanma kılavuzunu okuyarak uzun saplı, derin tencerenin neden evde bu kadar yaygara koparttığını anlamaya koyuldum. Aslında mevzu basitti. Konu fen bilgisi dersinde gördüğümüz buhar basıncından başka birşey değildi. Treni, vapuru harekete geçirecek kadar kuvvetli bir güçten bahsediyoruz. Yavaş yavaş neden yaygara koptuğu anlaşılıyordu. Okudukça dikkatli olunursa hiçbir tehlike olmadığı gayet açıktı. 2/3’ünü doldurmak, buhar boşaltılmadan yerinden hareket ettirmemek, kapağını açmaya kalkmamak… İşte bu kadar. Üstelik tencereyi üretenler dikkatsizleri de düşünmüşler, kapağa buhar kilidi koymuşlar. Buhar çıkmadan açmaya çalışırsanız da açılmıyor. Tabi zorlarsanız onların da yapacak birşeyi yok.

düdüklü tencereler

Altı yılı geride bıraktığım evliliğimde altı farklı düdüklü tencere ile tanıştım.

Yıllar sonra kendi mutfağımda ilk düdüklüm, hediye edilmişti. Adını duymadığım bir marka idi. Pek işe yaramadığı kesindi. Kurufasulye onunla da onsuz da 40 dakikada pişiyordu. İlk fırsatta kendisini 4,5 litrelik bir tefal clipso ile değiştirdim. 7 dakikada kurufasulyeyi püre yapacak kadar pişirince bana yaşattığı ilk şoku unutmuyorum. Yıllarca onu kullandım. Sonra ona bir kardeş geldi. Aslında bir değil iki demeliyim. KRC’nın marifetli seti bir kapakla 2 farklı boy düdüklü tencere oluyordu. 1 bardak nohut ya da fasulye için 4,5 litrelik koca tencereyi yıkamaktan bıktığım için küçük Karaca ilaç gibi geldi demeliyim. 5. düdüklü tencerem Bizim Usul Makarna çekimlerinde kullanılmak üzere Tefal’den geldi. Sette kalabalık bir ekibe yemek yapılacağından 6,5 litre hacmindeydi. Kocaman tavuğu içine bir sürü malzeme ile doldurup kısacık zamanda pişiriveriyorduk. Gelin görün ki 2 kişilik ailemiz için oldukça büyük olan tencere kalabalık misafir gelmediği müddetçe dolaptan çıkmaz oldu.

Son olarak aralarına hepsinin abisi olacak büyüklükte tam 8 litrelik Nutricook katıldı. Değişik pişirme yapısını hala çözememiş olsam da güvenlik açısından inanılmaz önlemlere sahip. 8 litrelik dev cüssesine rağmen güvenlik ayarları ve pişirdiğim malzemelerin renklerindeki parlaklık, onu dolabı açtığımda ilk tercihim haline getirdi.

http://www.flickr.com/photos/umdrums/3849383334/

Altı yılı geride bıraktığım evliliğimde altı farklı düdüklü tencere ile tanıştım. Altısının da kullanma kılavuzunda aynı şeyler yazıyordu:

  • 2/3’ünden – tencere içinde işaretli yerden- fazla doldurmayın.
  • Buhar sıkıştığında -ki halk arasında düdük çıktıktan sonra denilir- asla tencerenizi hareket ettirmeyin. Altını en kısığa alıp buhar oluşumunu yavaşlatın.
  • Pişirme işlemini sonlandırdıktan sonra tencerenizin ayarlarına göre çıkartıp kapağı açın. Tencerenizin böyle bir özelliği yoksa, soğumasını bekleyin. Bu sürede de asla hareket ettirmeyin.
  • Tencerenizin bakımını düzenli olarak yapın. Hava çıkış noktalarının açık kaldığından emin olun.

Korkuların arkasında başta da söylediğim gibi bilgi eksikliği saklanır. Bildiğiniz, tanıdığınız aleti kullanmak her zaman daha az korkutucu ve ve daha keyiflidir. Kullanma kılavuzlarını dikkatli okuyup, kurallara uyduktan sonra kim korkar düdüklü tencereden.

Kalıcı bağlantı

Related Posts

28 Responses to Kim Korkar Düdüklü Tencereden?
  • dün akşam bir arkadaşımla düdüklü korkusunda bahsetmiş olunca bu paylaşımınız bana çok anlamlı geldi. Bence biraz da basına nasıl yansıdığı ile alakalı. Örnek olarak çocukken hatırladığım bir haber uçan balondan dolayı heba olan çocuklardı, şimdi bile görsem yolumu değiştirme hissi doğar, sevdiklerimin çocuklarına vs. uçan balon almam! Düdüklü de işte böyle hep 3. sayfa haberi olmuştur. Ama dediğiniz gibi bilgilenmek, o küçük yazılı talimatları bir bıçak için dahi olsa okumak şart! Düdüklü ile sevdiğim bir mevzu bu arada “A Touch of Spice” filminde evin teyzesinin düdüklü patlayınca titremesinin kesilmesi ve iyileşmesidir:) Yeni nesil düdüklü tencere üreticilerine bence bu anlamda çok iş düşüyor, imajı tazelemeleri, korkulmaması gereken ve hakikaten pratik olduğunu basit şekilde anlatmalılar. Bu çerçevede nurtricook’un cnbc de yayınladığı tanıtıcı reklamları çok beğendim!

  • sema tufan

    Devletşah’cığım,
    İlk evlendiğim zaman düdüklü tencere benim için de ” danger ” dı.Yemeği ocağa koyar, küçük çocuğumu alır, mutfaktan uzak bir yere giderdim. ( tabii bu milattan önce idi..)Ama uzuun yıllar önce Fissler le tanıştım..Senin de ilerde tanışmanı tavsiye ederim. Sevgiler..

  • devletsah

    Sevgili Sütüme Sarelleme Karışma;

    A Touch of Spice filmini aramaya başladım bile. Kesinlikle sana katılıyorum. Burada üretici firmalara çok iş düşüyor.

    Sema Tufan,

    Yazıda bahsettiğim barbunya macerası Fissler ile gerçekleşti. Annem hala o tenceresine toz kondurmaz.

  • Ecegül

    Devletşah merhaba,

    5 yıldır kullandığım Tefal Clipso’dan son derece memnunum ben de, ama 6 lt.lik olduğu için ve yakında ailemizin en küçük üyesinin ek gıdaya geçişinde daha küçük boy bir düdüklünün daha pratik olduğunu düşündüğüm için, ne alsam diye araştırma yaptığım şu günlerde bu yazı beni nasıl aydınlattı anlatamam. Cuk oturdu desem yeri 🙂 Teşekkürler…

    Sevgiler,

  • Hafif Tarif

    Ben de hep, iyi bir düdüklü tencere kullanıcısı olmayı istemişimdir; ama bir türlü olmuyor:) Biraz da anneden kaynaklanıyor belki. Annem de, düdüklüyü pratikçe kullanabilen biri değildi.

    Beni en çok yıldıran şey, dediğin gibi iki kişilik aile için, lavobonun altına anca sığan koskoca bir tencereyi dolaptaki yerinden çıkartmak ve işin bittikten sonra temizleyip yine yerine sokmak. Büyük aileler için son derece kullanışlı olduğu bariz.

    Büyük, müyük; hayalimde zırt pırt düdüklü kullanan birisi olabilmek var:)

  • devletsah

    Ecegül;

    O zaman sana şu süper ürünü tavsiye ediyorum. Ben de var. Ve inanılmaz memnunum.

    http://www.p4c.philips.com/cgi-bin/dcbint/cpindex.pl?ctn=SCF870/22&scy=tr&slg=tr

    Hafif Tarif,

    Bu kadar düdüklüm var diye sanıyorsan ki ben zırt pırt kullanıyorum. Yanılıyorsun. Eşim ağır ateşte 3-5 saatte pişen yemekle düdüklüde pişeni daha neredeyse kokusundan anlıyor tabi tercihi 3-5 saatte ağır ağır pişenden yana. Gerçi ben de ona hakvermiyor değilim. Suyunu yavaş yavş içine çekiyor ya.. İşte o zaman bir başka lezzetli oluyor.

    Düdüklüyü genelde onradan 2. işleme tabi tutacağım yemekleri hazırlarken kullanıyorum. Ne bileyim mesela tavuksuyu çorbası yapacaksam. Sonra fırına vereceksem…

  • DİDEM AKSAKAL

    Benimde tefal clipsom evlendiğimden beri baş yardımcım, artık yaşlandığı için yeni arayışlara girdim. Size bir sorum var 2 kişilik yemeğinizi nutricookta pişirebiliyor musunuz? Niye bu kadar büyük yapılmış bu düdüklü tencere 6 lt bile benim için büyük.

    Sevgiler

  • Ecegül

    Devletşah teşekkürler,

    Philips AVENT Buharlı Pişirici ve Blender bir arada SCF870/22 isimli ürünü inceledim, özellikleri ve fiyatı makul görünüyor. Aklıma yattı. Kullanmak için sabırsızlanıyorum.

  • elifin terazisi

    Sevgili Devletşah,
    O kadar çok kullanıyorum ki, düdüklü tenceresiz mutfak düşünemiyorum.

  • Daphs

    Merhabalar!!!

    4 yıllık evliliğime rağmen, oldukça yeni bir düdüklü tencere kullanıcısıyım. yıllarca, “o mu olsun bu mu” kararsızlığı, “bir tek fasulye yapmak için de o kadar para verilir mi” -evet o zamanlar sadece fasulye için ihtiyaç duruyordum- ve “aman zaten henüz o kadar da ihtiyaç yok” ertelemeleriyle sonunda bize hediye edilen teknolojisi çok da gelişmemiş; ama eşimin çok sevdiği kuru fasulye için harcadığım süreyi yarı yarıya azaltan bir düdüklü tencerem oldu. aslında hayatım boyunca hiç düdüklü tencere korkusu yaşamadım ben. dediğiniz gibi konu sadece akılda tutulması gereken bir fizik kuralı. ama benim durumum daha komik sanırım. bu fizik kuralını aklımda tutuyorum da, tencerenin düdüğünün nasıl kullanılması gerektiğini bir türlü yerleştiremiyorum kafama. başta açık olacak, kaynayınca devrilip, ocağın altı kısılacak. -eğer bu sistem doğruysa; hala emin değilim- ya en başta kapalı kalırsa… işte o zaman bende başlıyor tedirginlik. ” ay böyle miydi? şimdi açsam nolur? off yine pişmiycek. yoksa kapatsam mı altını. baştan mı başlasam? belki de pişer, ben en iyisi böyle devam edeyim vs.. vs.. vs.. ve işte ondan sonra benim düdüklünün hiç bir anlamı kalmıyor. dahası bir de yaşadığım çelişkilerin içinde kaybolmuş bir bende yemek yapma heyecanı bir anda tükeniveriyor…

  • Serife

    Düdüklü tencerenin en sevdiğim yönü aşure yapımındaki kolaylık. Annemden aldığım tarifle, buğdayı düdüklü tencerede pişiriyorum. Tencerenin içinde 12-24 saat beklettiğim zaman buğdaylar dövülmüş gibi açılıyorlar. Pişmiş buğdayın yarısını blenderdan geçiriyorum, iyice özleşsin, diğer yarısı da dişe gelsin diye.. Sonra içerisine diğer malzemeleri ekliyorum. Umarım birgün tam bir aşure tarifi yayınlama ve paylaşma fırsatım olur. Düdüklü tencere olmasa bugday o hale nasıl gelecek? Sevgili düdüklü tencerem… Üniversite yıllarından beri -sebze yemeklerinde dahil- cesurca kullandığım, sıradan çelik ve markasını bile hatırlamadığım..

  • özlem

    Devletşah merhaba

    Düdüklü o kadar mutfağımın içindeki anlatamam. Yemekleri pişirmedeki çabukluğu çok işime yarıyor. Taze fasulyeden tutunda hemen hemen her yemeği onunla pişiriyorum. İşten gelip herşeyi içine atıyorum.(Soğanı domatesi salçası yağı fasulyesi) Biz yemeğimizi yerken ertesi günkü yemeğim hazır oluyor. Banada eşimle ve çocuğumla ilgilenmek kalıyor 🙂

  • dileka

    herkese merhaba, şans eseri bu site ile tanıştım..
    benim de düdüklü gelince çocukluğumda yaşadığımız bir olay gelir aklıma.. neyse ki biz de ucuz kurtulmuşuz.. mutfakta patateslerin tavana yapışması her evde sıklıkla yaşanan bir olay değil çünkü 🙂
    1 seneyi aşkın süredir evliyim.. belki hala mutfakta acemi sayılabilirim. ama tefal clipso elim ayağım gerçekten. özellikle de çalışan bayanların kurtarıcılarından.. (ikincisi ise çok sevmememe rağmen mikrodalga fırın. sadece defrosting için kullanıyorum). artık süre hesabına da alıştım. ve 1 dakikanın bile büyük önemi var.. doğru kullanıldığı takdirde hiçbir sorun yaşanacağına inanmıyorum. sadece bir noktaya değinmek istiyorum. tefal’lerde (hani bulaşık makinesi koyma ya da elde yıkarken lavabonun kenarlarına çarpar ya) darbelere biraz dikkatli olmak gerekiyor. darbe aldığında ve yamulma söz konusuysa kullanmayın çünkü o zaman da kapak tam olarak oturmuyor ve normal tencerede pişirmiş gibi bekliyorsunuz.. lastikler de artık çoğu yerde satılıyor.. mediamarkt’ta bile var..
    herkese mutlu günler diliyorum 🙂

  • Muge

    Merhaba,

    Ben bir Avent annesiyim. Yazınızı okurken Avent’in steamer ve belnder’ından bahsedildigini okudum. Ben de yazmak istedim.

    6 aylik minigim icin sebze hazırlama ve cok zaman alma isine biz de balıklama dalacagiz yakında. Bahsi gecen steamer ve blender gercekten cok iyi bir urun. Pisirme sırasında hem vitaminleri koruyor, hem de zaman kaybını en aza indiriyor. Aynı haznede bir tarafı ile buharda pişirme yapıp diğer tarafı ile püre yapabiliyorsunuz. Yiyeceğin pişerken bıraktığı su, doğrama aşamasında yeniden mamanın içine karışıyor. Besinler yiyeceğin içinde kalıyor ve bu işi mutfağı dağıtmadan tek bir aletle yapıyorsunuz. Sonrasinda temizlemek de bir o kadar kolay.

    Vakti dar, cocuklarına en iyisini verme kaygisi bol anneler icin yani. Blogumuzda da yazmistik, detayli incelemek isterseniz burada:
    http://www.bebegimoldu.com/?p=397

    Sevgiler.

  • bora

    Düdüklü için fakir mikrodalgası derler (…di mikrodalgalar bu kadar ucuzlamadan önce)
    Bu konu ile ilgili olarak Küba’da enerji tasarrufu için devletin halka düdüklü tencere dağıttığını, Fidel Castro’nun da elinde düdüklü ile poz verdiğini de ekleyeyim.

    http://www.chapatimystery.com/wp-content/uploads/2006/10/castro_lovingthecooker.jpg

  • devletsah

    Bora,

    Süper bir bilgi… Fotoğrafa da bayıldım. Teşekkürler.

  • yurdagül

    9 yıllık evliyim ne annemin ne de benim düdüklü tencerem olmadı.hiç de kullanmadım.açıkcası almaya da korkuyorum.sebebi de işte bu kulaktan dolma bilgiler..

  • gülay altun

    merhaba devletşah,
    düdüklü benim mutfakta en çok korktuğum alettir. bir kere patlattığım için hala ne zaman kullanmaya kalksam bir macera yaşıyomuşum gibi heyecanlanırım. çok şükür ki şanslıydım hiç bir zarar görmedim düdüklü faciasından. tabi mutfaf dolapları, halım ve tavandaki yağ lekelerini saymazsam. çok şükür ucuz atlattım… o gün bu gündür mecbur kalmazsam kullanmayı hiç sevmiyorum….

  • anti-düdüklü-gelin

    Oldum olası korkarım düdüklüden hem de delicesine.. Beş dakika önce de ne iyi ediyormuşum korkmakla dedim yani :S 1,5 yıldır evliyim arada bir düdüklüyü mecburen kullanırım, her defasında da o ilk ıslık çalıp alt kısma işlemine kadar oraya buraya saklanır uzaktan gözlemlerim :))) yine aynısını yapıyordum ki gümmm diye bir ses geldi. Tam da o anda patlasa nolur, şuraya kadar sıçrar mı acaba, dolap kırılır mı, tavan kirlenir mi diye hayaller kuruyordum o yüzden bir an hayallerimde mi yaşadım bunu gerçekte mi emin olamadım… Neyseki düşündüğüm cinsten bir patlama değildi, gevşek olan kapağı basınçla birlikte sıkışınca tencerenin yarım karış kadar ocaktan havalandığını, düşünce de ocağın ateşini kıvılcımlandırdığını hatırlıyorum. Öyle bir gürültü koptu ki ben kesin patladı dedim. Zaten fobim vardı, şimdi tam oldu. Korka korka ocağa elimin ucunu uzatıp kapattım yemeğin altını lanet olsun düdüğüne de kapağına da…Karaca’dan geçen sene aldığım bir düdüklü tencere bu. Korkumu yenmeye çalışıyordum şimdi geri dönüşü olmayan bir hale geldi, tebrikler sevgili düdüklü tencerem >:/

  • anti-düdüklü-gelin

    Az önce tekrar denedim, yemeksiz kalmayalım, ne yiyeceğiz akşam akşam diye!!!!!! İnanır mısınız, yine aynı tantana koptu!! Üstelik de daha arkamı dönmemiştim ocağa koyduktan sonra… Üstelik ne olur ne olmaz diye bir süre 0 konumunda dursun düğmesi, sonra 2. kademeye alırım dedim ama nafile. 0 konumu buharın rahatça çıkabilmesini, direk dışarı verilebilmesini sağlıyor(du) benim bildiğim. Ama bu düdüklü milleti toptan arızalı bence. Ay nasıl sinirim bozuldu yaa zaten korkuyorum, zaten yemeksiz kaldık, zaten anlatıp açılacak kimse yok yanımda yakımda!! O yüzden yazıyorum sanırım. Aklım çıktı, dilim damağım kurudu iyice korkudan .. Soğuduktan sonra tencereyi içindeki brüksel lahanalarıyla birlikte çöpe atıyorum, hayırlı olsun. Kimse de düdüklülere öyle çok güvenmesin bence, 20 kere kullanırsın sorun çıkarmaz, 21. sefer de korkudan saçlarını beyazlatır insanın. Böyle bişey bu nankör düdüklü milleti!

  • gülcan

    Ben mutfakta en çok düdüklü tencereden korkarım. O nedenle uzun yıllardır mutfağımda bir düdüklü tencerem olmadı. Tüm korkularıma rağmen yeni teknolojiler ile kullanılarak yapılan düdüklü tencerelerden bir tane almak istiyorum. Mutfakta mutlaka bir düdüklü tencerenin varlığına inanmış olmalıyım ki, düdüklü tencere korkumdan vazgeçmem gerektiğini anladım 🙂 Hayırlısı…

  • nergiz

    Düdüklü tencereden lütfen kimse korkmasın..yeni teknoloji ürünleri istesenizde açamıyorsunuz zaten :))
    bende tefal var biraz büyük haklısınız ama enerji ve zamandan tasarruf. bulaşık makinesine attım mı mis gibi çıkıyor daha ne olsun …sevgiler :))

  • deniz

    Tefal Clipso ile birşeyler pişirirken, yukarıdaki yorumları yapanların endişelerine benzer endişeler taşıdığım için bir search verdim ve bu blog karşıma çıktı. İyi oldu. 🙂 İlk kez Tefal kullanıyorum, eski usul annemin düdüklülerinden kullandım hep. Hesapta Tefal’in de basit olması lazım. Ancak buharı boşaltmak için valve’ı çevirdiğimde çıkan buharın yanı sıra, ocak ve tezgahın üstü et suyu içinde kaldı. Bu normal mi? Hala açmaya korkuyorum. İyice soğumasını bekleyeceğim her ihtimale karşı. 😉

  • Devletşah

    Merhaba Deniz;

    Birden buhar boş konumuna getirince öyle fışkırma oluyor. Ben de ilk kullandığımda tavana kadar her yeri silmek zorunda kalmıştım. Düğmeyi yavaş yavaş çevirmek gerekiyor. O zaman buhar çok hızlı çıkmadığından yemeğin suyu da fışkırmıyor. Eğer şu anda buhar çıkmıyorsa rahatlıkla açabilirsin. Zaten tamamı boşalmadıysa kapak kilidi açılmayacaktır.

  • emilianata

    ben hala korkuyorum:) eşimle yemek yaparken yine tam kapatılmadığından dolayı ucuz yırtmışlığım var ama tüm mutfağım, halılarım mahvolmuştu.

  • nkaya

    DÜDÜKLÜYÜ ÇABUK AÇMAK İÇİN;
    düdüklü tencereniz yemeği pişirdikten ve altını kapattıktan sonra çeşmenizin soğuk suyunu açıp kapağın kenarlarında yavaşça gezdirince basınçlı kırmızı pim aşağı iner.buhar sıvılaşıp tencerenin içine yemeğe karıştığından buhar basıncı kalmaz.tefalde böyle yapıyorum.eski model düdüklü tencerelerde de böyle yapıyordum.beklemeye gerek kalmıyor.

  • Gerçekten güzel bir paylaşım ve hoş bir anlatım tarzı izlenmiş.. teşekkürler..

  • pelin

    Ben de hemen hemen ayni hikayelerle büyüdüm :)) bende düdüklü tencere çok fazla kullanmıyorum hala arada korkuyorum :))) Mısır veya kestane haşlamanın dışında çok az yemek pişiriyorum .

Yorum yapın

YORUMU GÖNDER