<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>
<channel>
	<title>Dans Salonunun KurallarÄ± yazÄ±sÄ±na yapÄ±lan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.devletsah.com/dans-salonunun-kurallari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.devletsah.com/dans-salonunun-kurallari/</link>
	<description>DevletÅŸah'tan gÃ¼nlÃ¼k yazÄ±lar, sesli resimli yemek tarifleri, mp3 mÃ¼zik, videolar, fotoÄŸraflar...</description>
	<pubDate>Thu, 20 Nov 2008 11:20:18 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.2</generator>
		<item>
		<title>DevletÅŸah tarafÄ±ndan</title>
		<link>http://www.devletsah.com/dans-salonunun-kurallari/#comment-10017</link>
		<dc:creator>DevletÅŸah</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Apr 2007 06:00:53 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.devletsah.com/dans-salonunun-kurallari/#comment-10017</guid>
		<description>Sevgili Ä°lknur;

Paul Auster nedense bana hep soÄŸuk gelmiÅŸtir. Halbuki Ã¶nyargÄ±larÄ± olan bir tip deÄŸilimdir. Ta ki geÃ§enlerde Melike ile bir kitapÃ§Ä±ya gidinceye kadar da okunacaklar sÄ±rasÄ±nÄ±n Ã¼stlerinde deÄŸildi. Yani en azÄ±ndan bir ÅŸans vermeliyim dÃ¼ÅŸÃ¼ncesi vardÄ± kafamda ama her seferinde Ã¶nce ÅŸunu okyayyÄ±m sonra onu da okurum diyordum. Ã‡ok garip ki eÅŸimle Ã¼zerine hi konuÅŸmamÄ±ÅŸÄ±z. Neyse dediÄŸim gibi Melike ile kitapÃ§Ä±da dolaÅŸÄ±rken rafta gÃ¶rdÃ¼ÄŸÃ¼m romanÄ±nÄ± alÄ±p "NasÄ±l hiÃ§ okudun mu?" diye sordum. O da "Sen okumadÄ±n mÄ±? Ã‡ok okunasÄ± bir adamdÄ±r. Ä°nsanÄ± alÄ±p gÃ¶tÃ¼rÃ¼r." mealinde birÅŸeyler sÃ¶yledi. Tabi o sÄ±ralarda Ã¼zerinde konuÅŸtuÄŸumuz yazarlarla mukayeseler yapÄ±nca kafamda birÅŸeyler oluÅŸtu ve hiÃ§ de dÃ¼ÅŸÃ¼ndÃ¼ÄŸÃ¼m gibi olmadÄ±ÄŸÄ±nÄ± anladÄ±m. Onun Ã¼stÃ¼ne "Timbuktu"yu aldÄ±m. Evde New York ÃœÃ§lemesi" vardÄ±. Tabi Ä°stanbul'da. Yine dediÄŸim gibi Rilke'yi bitirebilirsem baÅŸlayacaÄŸÄ±m. Rilke'yi okumakta neden bu kadar zorlandÄ±ÄŸÄ±mÄ± da anlamadÄ±m. OkudukÃ§a benzetmelerine hayran olup elimden bÄ±rakmak istemiyorum. Ama gel gÃ¶r ki ertesi gÃ¼n elime aldÄ±ÄŸÄ±mda "hÄ±mm ne diyordu bu adam" diyerek en az on sayfa geriye dÃ¶nmek zorunda kalÄ±yorum. Bahardan herhalde. Bir de akÅŸamlarÄ± yatmadan Halide Nusret Zorlutuna okumaya baÅŸladÄ±m. TÃ¼rkÃ§esi ÅŸiir gibi. Rilke'yi okurken neden zorlandÄ±ÄŸÄ±mÄ± biraz da o zaman anladÄ±m. UydurukÃ§a kelimelerden sÄ±kÄ±lÄ±yorum galiba.

MÃ¼zikallerse bambaÅŸka bir dÃ¼nya. Senin yazdÄ±klarÄ±n aklÄ±ma Danny Kaye'i ve o unutulmaz gÃ¶sterilerini getirdi. OrkestrayÄ± yÃ¶netmeyi bÄ±rakÄ±p dans etmeye baÅŸladÄ±ÄŸÄ± anlarÄ±...

Ä°nan ben de bu yazÄ±nÄ±n yorumlarÄ±nÄ±n bu kadar gÃ¼zel, keyif verici sohbetler haline dÃ¶neceÄŸini hiÃ§ beklemiyordum. O kadar sÃ¼rpriz oldu ki.. Ben ce Ã§ok mutlu oldum.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sevgili Ä°lknur;</p>
<p>Paul Auster nedense bana hep soÄŸuk gelmiÅŸtir. Halbuki Ã¶nyargÄ±larÄ± olan bir tip deÄŸilimdir. Ta ki geÃ§enlerde Melike ile bir kitapÃ§Ä±ya gidinceye kadar da okunacaklar sÄ±rasÄ±nÄ±n Ã¼stlerinde deÄŸildi. Yani en azÄ±ndan bir ÅŸans vermeliyim dÃ¼ÅŸÃ¼ncesi vardÄ± kafamda ama her seferinde Ã¶nce ÅŸunu okyayyÄ±m sonra onu da okurum diyordum. Ã‡ok garip ki eÅŸimle Ã¼zerine hi konuÅŸmamÄ±ÅŸÄ±z. Neyse dediÄŸim gibi Melike ile kitapÃ§Ä±da dolaÅŸÄ±rken rafta gÃ¶rdÃ¼ÄŸÃ¼m romanÄ±nÄ± alÄ±p &#8220;NasÄ±l hiÃ§ okudun mu?&#8221; diye sordum. O da &#8220;Sen okumadÄ±n mÄ±? Ã‡ok okunasÄ± bir adamdÄ±r. Ä°nsanÄ± alÄ±p gÃ¶tÃ¼rÃ¼r.&#8221; mealinde birÅŸeyler sÃ¶yledi. Tabi o sÄ±ralarda Ã¼zerinde konuÅŸtuÄŸumuz yazarlarla mukayeseler yapÄ±nca kafamda birÅŸeyler oluÅŸtu ve hiÃ§ de dÃ¼ÅŸÃ¼ndÃ¼ÄŸÃ¼m gibi olmadÄ±ÄŸÄ±nÄ± anladÄ±m. Onun Ã¼stÃ¼ne &#8220;Timbuktu&#8221;yu aldÄ±m. Evde New York ÃœÃ§lemesi&#8221; vardÄ±. Tabi Ä°stanbul&#8217;da. Yine dediÄŸim gibi Rilke&#8217;yi bitirebilirsem baÅŸlayacaÄŸÄ±m. Rilke&#8217;yi okumakta neden bu kadar zorlandÄ±ÄŸÄ±mÄ± da anlamadÄ±m. OkudukÃ§a benzetmelerine hayran olup elimden bÄ±rakmak istemiyorum. Ama gel gÃ¶r ki ertesi gÃ¼n elime aldÄ±ÄŸÄ±mda &#8220;hÄ±mm ne diyordu bu adam&#8221; diyerek en az on sayfa geriye dÃ¶nmek zorunda kalÄ±yorum. Bahardan herhalde. Bir de akÅŸamlarÄ± yatmadan Halide Nusret Zorlutuna okumaya baÅŸladÄ±m. TÃ¼rkÃ§esi ÅŸiir gibi. Rilke&#8217;yi okurken neden zorlandÄ±ÄŸÄ±mÄ± biraz da o zaman anladÄ±m. UydurukÃ§a kelimelerden sÄ±kÄ±lÄ±yorum galiba.</p>
<p>MÃ¼zikallerse bambaÅŸka bir dÃ¼nya. Senin yazdÄ±klarÄ±n aklÄ±ma Danny Kaye&#8217;i ve o unutulmaz gÃ¶sterilerini getirdi. OrkestrayÄ± yÃ¶netmeyi bÄ±rakÄ±p dans etmeye baÅŸladÄ±ÄŸÄ± anlarÄ±&#8230;</p>
<p>Ä°nan ben de bu yazÄ±nÄ±n yorumlarÄ±nÄ±n bu kadar gÃ¼zel, keyif verici sohbetler haline dÃ¶neceÄŸini hiÃ§ beklemiyordum. O kadar sÃ¼rpriz oldu ki.. Ben ce Ã§ok mutlu oldum.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>DevletÅŸah tarafÄ±ndan</title>
		<link>http://www.devletsah.com/dans-salonunun-kurallari/#comment-10016</link>
		<dc:creator>DevletÅŸah</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Apr 2007 05:34:59 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.devletsah.com/dans-salonunun-kurallari/#comment-10016</guid>
		<description>Sevgili Kibrit Kutusu;

Ben daha Ã§ok yeni kÄ±tanÄ±n yÃ¶netmenlerini sevdiÄŸimi yakÄ±n zamanda fark ettim. Ne hikmetse bunlar sadece yÃ¶netmekle kalmÄ±yor yazÄ±yorlar da. Amenabar da filmlerinin mÃ¼ziklerini yapÄ±yormuÅŸ. Yazmak ve yÃ¶netmek birbirine yakÄ±n gÃ¶zÃ¼kÃ¼rken mÃ¼ziklerini yapmak baya deÄŸiÅŸik. GerÃ§i bizim evde sÃ¼rekli bu tip mevzular canlÄ± olarak yaÅŸanÄ±yor. EÅŸim ve arkadaÅŸlarÄ± yaptÄ±klarÄ± film toplantÄ±larÄ±nda senaryolardan bahsedelerken, yÃ¶netmen arkadaÅŸÄ± "ÅŸurdan ÅŸÃ¶yle olacak" diyor, eÅŸim "iÅŸte adam ÅŸuradan bakarken ÅŸÃ¶yle bir mÃ¼zik girecek" diyor. O an sanki filmi perdede izliyor da Ã¼zerine konuÅŸuyorlar zannediyorum.

Neyse konuya geri dÃ¶neyim. Benim en beÄŸendiÄŸim yÃ¶netmenlerin baÅŸÄ±nda Andrew Niccol geliyor. Olaylara bakÄ±ÅŸ aÃ§Ä±sÄ±, filmin iÃ§ine yerleÅŸtirdiÄŸi objlerle de birÅŸeyler anlatmasÄ± - Gattaca'da DNA sarmalÄ± ÅŸeklindeki merdiven gibi-, fotoÄŸraf karesi gibi gÃ¶rÃ¼ntÃ¼ler kÄ±sacasÄ± herÅŸey beni dÃ¼ÅŸÃ¼ndÃ¼rÃ¼p etkiliyor. DediÄŸim gibi sadece gÃ¶rÃ¼ntÃ¼ler deÄŸil konular da beni dÃ¼ÅŸÃ¼ndÃ¼rÃ¼yor. Mesela Trumann Show Ã¼zerine Ã¶zellikle ÅŸu yarÄ±ÅŸmalar mÃ¼nasebetiyle Ã§ook dÃ¼ÅŸÃ¼nmÃ¼ÅŸÃ¼mdÃ¼r. Tabi SavaÅŸ TanrÄ±sÄ± filmi baÅŸlÄ± baÅŸÄ±na bir mevzu... DÃ¼nyanÄ±n kirli yÃ¼zÃ¼ne ayna tutma. Å?imdi Ã‡evirmen gibi, ya da The Blood Dimond - KanlÄ± PÄ±rlanta filmlerini seyretiÄŸimde bu silahlar oralara nasÄ±l gidiyor biliyorum. Sanki bu filmler iÃ§in kullanma klavuzu niteliÄŸinde.

Kitaplara gelince. GerÃ§ekten bazÄ± yazarlar hayal ettirmeyi iyi baÅŸarÄ±yor. Ben "Koku" kitabÄ±nÄ±n ilk iki sayfasÄ±nÄ± okuduÄŸumda burnumun direÄŸi kÄ±rÄ±lÄ±yor zannettim. O balÄ±k pazarÄ±nÄ±n, sokaklarÄ±n kokusundan.   Bazen de dediÄŸiniz gibi Ã¼cra kÃ¶ÅŸelerde birikiyor ve birden gÃ¶rdÃ¼ÄŸÃ¼nÃ¼z bir ÅŸeyle beraber kelimeler su yÃ¼zÃ¼ne Ã§Ä±kÄ±p kitap olmaktan gerÃ§ek olmaya bir adÄ±m atÄ±yor.

Benim bu kadar uzatmam alenen gevezelikten. Ã‡enem kadar parmaklarÄ±m da geveze... Ama inana ÅŸu yazÄ±ÅŸma o kadar keyif veriyor ki anlatamam.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sevgili Kibrit Kutusu;</p>
<p>Ben daha Ã§ok yeni kÄ±tanÄ±n yÃ¶netmenlerini sevdiÄŸimi yakÄ±n zamanda fark ettim. Ne hikmetse bunlar sadece yÃ¶netmekle kalmÄ±yor yazÄ±yorlar da. Amenabar da filmlerinin mÃ¼ziklerini yapÄ±yormuÅŸ. Yazmak ve yÃ¶netmek birbirine yakÄ±n gÃ¶zÃ¼kÃ¼rken mÃ¼ziklerini yapmak baya deÄŸiÅŸik. GerÃ§i bizim evde sÃ¼rekli bu tip mevzular canlÄ± olarak yaÅŸanÄ±yor. EÅŸim ve arkadaÅŸlarÄ± yaptÄ±klarÄ± film toplantÄ±larÄ±nda senaryolardan bahsedelerken, yÃ¶netmen arkadaÅŸÄ± &#8220;ÅŸurdan ÅŸÃ¶yle olacak&#8221; diyor, eÅŸim &#8220;iÅŸte adam ÅŸuradan bakarken ÅŸÃ¶yle bir mÃ¼zik girecek&#8221; diyor. O an sanki filmi perdede izliyor da Ã¼zerine konuÅŸuyorlar zannediyorum.</p>
<p>Neyse konuya geri dÃ¶neyim. Benim en beÄŸendiÄŸim yÃ¶netmenlerin baÅŸÄ±nda Andrew Niccol geliyor. Olaylara bakÄ±ÅŸ aÃ§Ä±sÄ±, filmin iÃ§ine yerleÅŸtirdiÄŸi objlerle de birÅŸeyler anlatmasÄ± - Gattaca&#8217;da DNA sarmalÄ± ÅŸeklindeki merdiven gibi-, fotoÄŸraf karesi gibi gÃ¶rÃ¼ntÃ¼ler kÄ±sacasÄ± herÅŸey beni dÃ¼ÅŸÃ¼ndÃ¼rÃ¼p etkiliyor. DediÄŸim gibi sadece gÃ¶rÃ¼ntÃ¼ler deÄŸil konular da beni dÃ¼ÅŸÃ¼ndÃ¼rÃ¼yor. Mesela Trumann Show Ã¼zerine Ã¶zellikle ÅŸu yarÄ±ÅŸmalar mÃ¼nasebetiyle Ã§ook dÃ¼ÅŸÃ¼nmÃ¼ÅŸÃ¼mdÃ¼r. Tabi SavaÅŸ TanrÄ±sÄ± filmi baÅŸlÄ± baÅŸÄ±na bir mevzu&#8230; DÃ¼nyanÄ±n kirli yÃ¼zÃ¼ne ayna tutma. Å?imdi Ã‡evirmen gibi, ya da The Blood Dimond - KanlÄ± PÄ±rlanta filmlerini seyretiÄŸimde bu silahlar oralara nasÄ±l gidiyor biliyorum. Sanki bu filmler iÃ§in kullanma klavuzu niteliÄŸinde.</p>
<p>Kitaplara gelince. GerÃ§ekten bazÄ± yazarlar hayal ettirmeyi iyi baÅŸarÄ±yor. Ben &#8220;Koku&#8221; kitabÄ±nÄ±n ilk iki sayfasÄ±nÄ± okuduÄŸumda burnumun direÄŸi kÄ±rÄ±lÄ±yor zannettim. O balÄ±k pazarÄ±nÄ±n, sokaklarÄ±n kokusundan.   Bazen de dediÄŸiniz gibi Ã¼cra kÃ¶ÅŸelerde birikiyor ve birden gÃ¶rdÃ¼ÄŸÃ¼nÃ¼z bir ÅŸeyle beraber kelimeler su yÃ¼zÃ¼ne Ã§Ä±kÄ±p kitap olmaktan gerÃ§ek olmaya bir adÄ±m atÄ±yor.</p>
<p>Benim bu kadar uzatmam alenen gevezelikten. Ã‡enem kadar parmaklarÄ±m da geveze&#8230; Ama inana ÅŸu yazÄ±ÅŸma o kadar keyif veriyor ki anlatamam.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Ä°lknur Selvi tarafÄ±ndan</title>
		<link>http://www.devletsah.com/dans-salonunun-kurallari/#comment-9963</link>
		<dc:creator>Ä°lknur Selvi</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Apr 2007 11:29:49 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.devletsah.com/dans-salonunun-kurallari/#comment-9963</guid>
		<description>Sevgili DevletÅŸah HanÄ±m,

Paul Auster'dan bahsedildiÄŸinde yazmadan duramam. Ay SarayÄ± ve Å?ans MÃ¼ziÄŸi'ni, Timbuktu'dan daha Ã¶nce okumanÄ±zÄ± tavsiye ederim. SatÄ±n almanÄ±zda bir sakÄ±nca yoktur Ã§Ã¼nkÃ¼ zaten her kitaplÄ±kta olmasÄ± gerektiÄŸini dÃ¼ÅŸÃ¼nÃ¼rÃ¼m. Bana Auster'Ä± sevdiren iki kitaptÄ±r. Ay SarayÄ± bence hani ÅŸu Ã–lmeden Ã–nce OkumanÄ±z Gereken 1001 Kitap adlÄ± yayÄ±nda yer almayÄ± New York ÃœÃ§lemesi'nden daha Ã§ok hak ediyor.Bu arada bu tÃ¼r listeler-Ã¶lmeden Ã¶nce yapÄ±lmasÄ± gerekenler, en iyi 100'ler, 1000'ler vs.- son derecede saÃ§ma bence.Bir okur iÃ§in seÃ§me Ã¶zgÃ¼rlÃ¼ÄŸÃ¼ herÅŸeyin Ã¶tesinde olmalÄ±.

Konu baslÄŸÄ±nÄ±zla ilgili olarak yazacaÄŸÄ±m birÅŸey var: Dans yarÄ±ÅŸmalarÄ± bir kenara, dansÄ±n o gÃ¼zel adÄ±mlarÄ±nÄ± Gene Kelly filmlerinde her seferinde mutlulukla seyrediyorum. Haldun Dormen'in yÄ±llar Ã¶nce TRT'de hazÄ±rlayÄ±p sunduÄŸu "Kamera ArkasÄ±" adlÄ± programÄ± sayesinde sinemanÄ±n bÃ¼yÃ¼sÃ¼ iÃ§inde dansÄ±n, mÃ¼zikallerin yerini Ã¶ÄŸrenmiÅŸtim. Hala bir mÃ¼zikal film iÃ§inde yer alan step dansÄ±nÄ± gÃ¶rdÃ¼ÄŸÃ¼mde seyretmeden duramayÄ±ÅŸÄ±mÄ± biraz da Dormen'in anlatÄ±mÄ±na ve mÃ¼thiÅŸ film arÅŸivine borÃ§luyum. Step dansÄ±nÄ±n ve filmlerinin baÅŸarÄ±lÄ± ikilisi Fred Astaire ve Ginger Rogers'Ä± da Gene Kelly'nin yanÄ±nda anmadan geÃ§meyelim.

Paul Auster ve mÃ¼zikaller... Ä°ki favori konum, nasÄ±l da bu yazÄ±nÄ±zda bir araya geliverdi? Bu siteyi sevmemin bir nedeni de bu galiba...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sevgili DevletÅŸah HanÄ±m,</p>
<p>Paul Auster&#8217;dan bahsedildiÄŸinde yazmadan duramam. Ay SarayÄ± ve Å?ans MÃ¼ziÄŸi&#8217;ni, Timbuktu&#8217;dan daha Ã¶nce okumanÄ±zÄ± tavsiye ederim. SatÄ±n almanÄ±zda bir sakÄ±nca yoktur Ã§Ã¼nkÃ¼ zaten her kitaplÄ±kta olmasÄ± gerektiÄŸini dÃ¼ÅŸÃ¼nÃ¼rÃ¼m. Bana Auster&#8217;Ä± sevdiren iki kitaptÄ±r. Ay SarayÄ± bence hani ÅŸu Ã–lmeden Ã–nce OkumanÄ±z Gereken 1001 Kitap adlÄ± yayÄ±nda yer almayÄ± New York ÃœÃ§lemesi&#8217;nden daha Ã§ok hak ediyor.Bu arada bu tÃ¼r listeler-Ã¶lmeden Ã¶nce yapÄ±lmasÄ± gerekenler, en iyi 100&#8242;ler, 1000&#8242;ler vs.- son derecede saÃ§ma bence.Bir okur iÃ§in seÃ§me Ã¶zgÃ¼rlÃ¼ÄŸÃ¼ herÅŸeyin Ã¶tesinde olmalÄ±.</p>
<p>Konu baslÄŸÄ±nÄ±zla ilgili olarak yazacaÄŸÄ±m birÅŸey var: Dans yarÄ±ÅŸmalarÄ± bir kenara, dansÄ±n o gÃ¼zel adÄ±mlarÄ±nÄ± Gene Kelly filmlerinde her seferinde mutlulukla seyrediyorum. Haldun Dormen&#8217;in yÄ±llar Ã¶nce TRT&#8217;de hazÄ±rlayÄ±p sunduÄŸu &#8220;Kamera ArkasÄ±&#8221; adlÄ± programÄ± sayesinde sinemanÄ±n bÃ¼yÃ¼sÃ¼ iÃ§inde dansÄ±n, mÃ¼zikallerin yerini Ã¶ÄŸrenmiÅŸtim. Hala bir mÃ¼zikal film iÃ§inde yer alan step dansÄ±nÄ± gÃ¶rdÃ¼ÄŸÃ¼mde seyretmeden duramayÄ±ÅŸÄ±mÄ± biraz da Dormen&#8217;in anlatÄ±mÄ±na ve mÃ¼thiÅŸ film arÅŸivine borÃ§luyum. Step dansÄ±nÄ±n ve filmlerinin baÅŸarÄ±lÄ± ikilisi Fred Astaire ve Ginger Rogers&#8217;Ä± da Gene Kelly&#8217;nin yanÄ±nda anmadan geÃ§meyelim.</p>
<p>Paul Auster ve mÃ¼zikaller&#8230; Ä°ki favori konum, nasÄ±l da bu yazÄ±nÄ±zda bir araya geliverdi? Bu siteyi sevmemin bir nedeni de bu galiba&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>kibrit kutusu tarafÄ±ndan</title>
		<link>http://www.devletsah.com/dans-salonunun-kurallari/#comment-9957</link>
		<dc:creator>kibrit kutusu</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Apr 2007 10:22:56 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.devletsah.com/dans-salonunun-kurallari/#comment-9957</guid>
		<description>"others" doku olarak iyi bir filmdi, bir de gerilimin kaynaÄŸÄ±nÄ±n Ã¶teki olmasi ama kimin Ã¶teki olduÄŸu sorusunu ortaya atmasÄ± gerilim sinemasÄ± iÃ§in iÃ§erik olarak da Ã¶nemli bir katkÄ± gibi gelmiÅŸti bana. Ã¶te yandan bir ilk film olan "tez" ve tom cruise'un el atmasÄ±yla sadece gÃ¶steriÅŸe dÃ¶nÃ¼ÅŸen ama orijinal haliyle bilinÃ§altÄ±-vicdan sorgulamasÄ±nÄ± Ã§ok gÃ¼zel bir ÅŸekilde yapan "aÃ§ gÃ¶zlerini" hem konuyu iÅŸleyiÅŸi hem de duyguyu yansÄ±tmasÄ± aÃ§Ä±sÄ±ndan gene Ã¶nemli eserler gibi... tabii sonra bir de "iÃ§imdeki deniz" var. gerilim filmlerinden sonra bÃ¶yle bir anlatÄ±yÄ± bu ÅŸekilde ortaya koymak da Ã¶nemli bir baÅŸarÄ± gibi gelmiÅŸti bana. evet, fark ettiÄŸiniz gibi, amenabar bana gel benim manevi kÄ±zkardeÅŸim ol dese olacak durumdayÄ±m:D daha yaÅŸlÄ± olsa kÄ±zÄ± da olurdum ama uygun deÄŸil. 

kitaplara gelince.. aklÄ±mdaki tam olarak, bu kitaplar filme Ã§ekilse sÃ¼per olur, gibi birÅŸey deÄŸil aslÄ±nda. onlar Ã¶yle, kitap olduklarÄ± halde Ã§ok iyiler ve filme de alÄ±nmasÄ±nlar. ama okurken, yazarÄ±n  mahareti -belki de sihirbazlÄ±ÄŸÄ± ile- hikaye zihinde tam anlamÄ±yla canlanÄ±yor gibi oluyor. fakat bu sÃ¼reci okurken fark edemedim bile ben.. ince ince iÅŸliyor kendini metin, beynin gÃ¶rsellikten sorumlu Ã¼cra kÃ¶ÅŸelerine:)bana sanki bir yazarÄ±n zirve yaptÄ±ÄŸÄ± nokta budur gibi gelmiÅŸti, tabii bir aÃ§Ä±dan. mesela rilke'nin bahsettiÄŸiniz kitabÄ±nÄ± izlemiÅŸ gibi olmadÄ±m hiÃ§ ama hakikaten tattÄ±m anlattÄ±klarÄ±nÄ±. biraz uydurukÃ§a bir kelime ama "duyumsadÄ±m". mesela kitabÄ±n baÅŸlarÄ±nda hamile kadÄ±nlarla ilgili yapÄ±lan tasviri, hissettim hakikaten de gÃ¶rmesem bile... neyse yaÅŸlÄ±lÄ±ktan olacak lafÄ± iyice uzattÄ±m. 

paul auster'Ä±n "yanÄ±lsamalar kitabÄ±"nda olmuÅŸtu bahsettiÄŸim ÅŸey bana. new yor Ã¼Ã§lemesi Ã¶yle olmadÄ± mesela. malesef timbuktu'yu da ben okumadÄ±m...

selamlar</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;others&#8221; doku olarak iyi bir filmdi, bir de gerilimin kaynaÄŸÄ±nÄ±n Ã¶teki olmasi ama kimin Ã¶teki olduÄŸu sorusunu ortaya atmasÄ± gerilim sinemasÄ± iÃ§in iÃ§erik olarak da Ã¶nemli bir katkÄ± gibi gelmiÅŸti bana. Ã¶te yandan bir ilk film olan &#8220;tez&#8221; ve tom cruise&#8217;un el atmasÄ±yla sadece gÃ¶steriÅŸe dÃ¶nÃ¼ÅŸen ama orijinal haliyle bilinÃ§altÄ±-vicdan sorgulamasÄ±nÄ± Ã§ok gÃ¼zel bir ÅŸekilde yapan &#8220;aÃ§ gÃ¶zlerini&#8221; hem konuyu iÅŸleyiÅŸi hem de duyguyu yansÄ±tmasÄ± aÃ§Ä±sÄ±ndan gene Ã¶nemli eserler gibi&#8230; tabii sonra bir de &#8220;iÃ§imdeki deniz&#8221; var. gerilim filmlerinden sonra bÃ¶yle bir anlatÄ±yÄ± bu ÅŸekilde ortaya koymak da Ã¶nemli bir baÅŸarÄ± gibi gelmiÅŸti bana. evet, fark ettiÄŸiniz gibi, amenabar bana gel benim manevi kÄ±zkardeÅŸim ol dese olacak durumdayÄ±m:D daha yaÅŸlÄ± olsa kÄ±zÄ± da olurdum ama uygun deÄŸil. </p>
<p>kitaplara gelince.. aklÄ±mdaki tam olarak, bu kitaplar filme Ã§ekilse sÃ¼per olur, gibi birÅŸey deÄŸil aslÄ±nda. onlar Ã¶yle, kitap olduklarÄ± halde Ã§ok iyiler ve filme de alÄ±nmasÄ±nlar. ama okurken, yazarÄ±n  mahareti -belki de sihirbazlÄ±ÄŸÄ± ile- hikaye zihinde tam anlamÄ±yla canlanÄ±yor gibi oluyor. fakat bu sÃ¼reci okurken fark edemedim bile ben.. ince ince iÅŸliyor kendini metin, beynin gÃ¶rsellikten sorumlu Ã¼cra kÃ¶ÅŸelerine:)bana sanki bir yazarÄ±n zirve yaptÄ±ÄŸÄ± nokta budur gibi gelmiÅŸti, tabii bir aÃ§Ä±dan. mesela rilke&#8217;nin bahsettiÄŸiniz kitabÄ±nÄ± izlemiÅŸ gibi olmadÄ±m hiÃ§ ama hakikaten tattÄ±m anlattÄ±klarÄ±nÄ±. biraz uydurukÃ§a bir kelime ama &#8220;duyumsadÄ±m&#8221;. mesela kitabÄ±n baÅŸlarÄ±nda hamile kadÄ±nlarla ilgili yapÄ±lan tasviri, hissettim hakikaten de gÃ¶rmesem bile&#8230; neyse yaÅŸlÄ±lÄ±ktan olacak lafÄ± iyice uzattÄ±m. </p>
<p>paul auster&#8217;Ä±n &#8220;yanÄ±lsamalar kitabÄ±&#8221;nda olmuÅŸtu bahsettiÄŸim ÅŸey bana. new yor Ã¼Ã§lemesi Ã¶yle olmadÄ± mesela. malesef timbuktu&#8217;yu da ben okumadÄ±m&#8230;</p>
<p>selamlar</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>DevletÅŸah tarafÄ±ndan</title>
		<link>http://www.devletsah.com/dans-salonunun-kurallari/#comment-9943</link>
		<dc:creator>DevletÅŸah</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Apr 2007 07:55:37 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.devletsah.com/dans-salonunun-kurallari/#comment-9943</guid>
		<description>Kibrit Kutusu;

Others'Ä± seyrettiÄŸimde pek keyif alamamÄ±ÅŸtÄ±m. Bir yerde otururken yan masadaki kiÅŸi sonunu arkadaÅŸÄ±na sÃ¶ylerken duymuÅŸtum. Yani sÃ¼rprizi kaÃ§mÄ±ÅŸtÄ±... AynÄ± ÅŸey 6. His'te de olmuÅŸtu... Onda da sinemada baÅŸka bir filmdeydim. 

Bana da bazÄ± kitaplar aynÄ± duyguyu veriyor. BazÄ±larÄ± da hiÃ§ Ã§ekilemiyecek duygusunu veriyor. Zaten genelde Ã§ekildiÄŸinde de hÃ¼sran oluyor. Paul Auster hiÃ§ okumamÄ±ÅŸtÄ±m. GerÃ§i eÅŸimin Ä°stanbul'da 2 kitabÄ± vardÄ± ama fÄ±rsat olmadÄ±. 10 gÃ¼n Ã¶nce Timbuktu'yu aldÄ±m. Rilke'yi bitirebilirsem okuyacaÄŸÄ±m...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Kibrit Kutusu;</p>
<p>Others&#8217;Ä± seyrettiÄŸimde pek keyif alamamÄ±ÅŸtÄ±m. Bir yerde otururken yan masadaki kiÅŸi sonunu arkadaÅŸÄ±na sÃ¶ylerken duymuÅŸtum. Yani sÃ¼rprizi kaÃ§mÄ±ÅŸtÄ±&#8230; AynÄ± ÅŸey 6. His&#8217;te de olmuÅŸtu&#8230; Onda da sinemada baÅŸka bir filmdeydim. </p>
<p>Bana da bazÄ± kitaplar aynÄ± duyguyu veriyor. BazÄ±larÄ± da hiÃ§ Ã§ekilemiyecek duygusunu veriyor. Zaten genelde Ã§ekildiÄŸinde de hÃ¼sran oluyor. Paul Auster hiÃ§ okumamÄ±ÅŸtÄ±m. GerÃ§i eÅŸimin Ä°stanbul&#8217;da 2 kitabÄ± vardÄ± ama fÄ±rsat olmadÄ±. 10 gÃ¼n Ã¶nce Timbuktu&#8217;yu aldÄ±m. Rilke&#8217;yi bitirebilirsem okuyacaÄŸÄ±m&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>kibrit kutusu tarafÄ±ndan</title>
		<link>http://www.devletsah.com/dans-salonunun-kurallari/#comment-9942</link>
		<dc:creator>kibrit kutusu</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Apr 2007 07:35:34 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.devletsah.com/dans-salonunun-kurallari/#comment-9942</guid>
		<description>melankolik anlar iÃ§in birebirdir moulin rouge'un, tango del roxanne sahnesi.. neyi Ã¶zlediÄŸini bilmediÄŸin ama yoÄŸun bir duyguyla geÃ§miÅŸin bulanÄ±k pencerelerinden baktÄ±ÄŸÄ±n anlarda sandÄ±ktan Ã§Ä±kartÄ±lÄ±p dokunulan Ã§eyizlikler gibi... 
Ã¼slublu yÃ¶ntemenlerden biri olduÄŸu fikrine katÄ±lÄ±yorum baz luhrmann'Ä±n. fakat, kendi memleketinde Ã§ektiÄŸi bu filmini izleme ÅŸansÄ±m olmadÄ±. bence bir baÅŸka Ã¼lsublu yÃ¶netmen de alejandro amenabar.. sanki hikaye yazar gibi Ã§ekiyor filmlerini adamcaÄŸÄ±z. okur gibi izliyorum ben onun filmlerini. bir de mesela bazÄ± yazarlar var. romanlarÄ±nÄ±, hikayelerini okuduktan birkaÃ§ saat sonra gÃ¶zlerimin Ã¶nÃ¼nden film sahneleri geÃ§meye baÅŸlÄ±yor. dÃ¼iÅŸÃ¼nÃ¼yorum, ben bu filmi nerede izlemiÅŸtim acaba diye, sonra yoÄŸunlaÅŸtÄ±kÃ§a fark ediyorum ki bu filmi izlemedim ben, okudum. paul auster, o yazarlardan biridir benim iÃ§in..</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>melankolik anlar iÃ§in birebirdir moulin rouge&#8217;un, tango del roxanne sahnesi.. neyi Ã¶zlediÄŸini bilmediÄŸin ama yoÄŸun bir duyguyla geÃ§miÅŸin bulanÄ±k pencerelerinden baktÄ±ÄŸÄ±n anlarda sandÄ±ktan Ã§Ä±kartÄ±lÄ±p dokunulan Ã§eyizlikler gibi&#8230;<br />
Ã¼slublu yÃ¶ntemenlerden biri olduÄŸu fikrine katÄ±lÄ±yorum baz luhrmann&#8217;Ä±n. fakat, kendi memleketinde Ã§ektiÄŸi bu filmini izleme ÅŸansÄ±m olmadÄ±. bence bir baÅŸka Ã¼lsublu yÃ¶netmen de alejandro amenabar.. sanki hikaye yazar gibi Ã§ekiyor filmlerini adamcaÄŸÄ±z. okur gibi izliyorum ben onun filmlerini. bir de mesela bazÄ± yazarlar var. romanlarÄ±nÄ±, hikayelerini okuduktan birkaÃ§ saat sonra gÃ¶zlerimin Ã¶nÃ¼nden film sahneleri geÃ§meye baÅŸlÄ±yor. dÃ¼iÅŸÃ¼nÃ¼yorum, ben bu filmi nerede izlemiÅŸtim acaba diye, sonra yoÄŸunlaÅŸtÄ±kÃ§a fark ediyorum ki bu filmi izlemedim ben, okudum. paul auster, o yazarlardan biridir benim iÃ§in..</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
