Fethi Niçin Kutlamayalım?

12May06

Anadolu Hisarı

Yazan: Yrd. Doç. Dr.
Anadolu Hisarı

Ne garip bir tecellidir ki, İstanbul’un fethinin üzerinden yıllar geçtikçe kutlama ÅŸenliklerinin dozu artıyor. Fetih nesli, fetih ruhu azaldıkça, ÅŸenlik nesli, ÅŸenlik ruhu çoÄŸalıyor. Bu seneki fetih kutlamaları da âla-yı vâlâ ile, ÅŸatafat, çatapat, tezahürât ile geçti. Korkuyorum yakında densizin biri “fetih festivali” icad edecek!..

Å?imdir durup düşünelim. Fethi kutlamaya kiminhakkı var, kimin yok, hakkı olanlar fethi hakkıyla nasıl kutlamalılar?

1. Fethin sembolü, mânâsı, kalbgâhı Ayasofya’dır. Ayasofya kapalı kaldıkça kalbimiz çalışmıyor demektir. Sultan Fatih’in fetihten muradı; Ayasofya’yı camiye tahvil ederek, hilâli sâlibe galebe kılmaktır. Vakfıyesinde bunu anlayana açıkça beyan eder. Fetih nesli(!) Fatih’in vasiyetine uyan nesildir. Demek ki 29 Mayıs’ta cahiller, gafiller, yahut festival, faÅŸing, sloganlar ile “oyunda oynaÅŸta” olabilirler. “Ar sahipleri”, Fatih’in lisanını anlayanlar yani “hal sahiplerinin” (Ehl-i Hâl) fetih günü Ayasofya önünde dua etmeleri, aÄŸlamaları gerekir. Korkarım bu iÅŸ de yakında “Aczmendiler”e kalacak.

2. Fatih’in İstanbul’da yaptırdığı ilk cami olan Rumelihisarı Ebûl Feth Camii bugün antik tiyatro formunda konser mekânı olarak kullanılmaktadır. Hisarın giriÅŸinde, ortada Fatih’in talimatıyla bir cami-i ÅŸerif inÅŸa edilmiÅŸti. Daha İstanbul alınmadan “ni’mel emir” ve “ni’mel ceyÅŸ” ilk namazlarını bu fetih camiinde kılmışlar, Fatih Sultan Mehmet, Çandarlı Halil, ZaÄŸnos, Saruca PaÅŸa, BaltaoÄŸlu Süleyman PaÅŸa gibi ümerâ, Ulubatlı Hasan gibi mücâhid, AkÅŸemseddin, Molla Gürani, Molla Vefa, Akbıyık, KaryaÄŸdı Baba, Å?eyh Zeyrek gibi ulema ve meşâyıh aynı secdede diz dize, omuz omuza saf tutmuÅŸlardır. Å?imdi o mübarek insanların secde ettikleri yerde çeÅŸitli densizlikler yapılmakta.

Rumelihisarı’nda bu densizlik yapılırken az ileride Dolmabahçe Stadyumu’nda da baÅŸka halt edilmiÅŸtir. İkisinin birbirinden farkı yoktur.

3. Yedikule Hisarı, İstanbul’un fethinden sonra Türkler’in yaptırdığı ilk ve en önemli eserlerdendir. İçinde yine Fatih’in talimatıyla inÅŸa ettirilen bir Ebûl Feth Camii bulunmakta. Daha doÄŸrusu bulunmaktaydı. O cami de bugün yıkılmış, yerinde yeller edmektedir. Fetih neslinin bundan da haberi yoktur ve ne garip bir tesadüftür ki o mekân da “Yedikule Halk Konserleri”nin mekânıdır.

4. İstanbul’un fethi için ilk gayreti, hamiyyeti ve cesareti gösteren Yıldırım Beyazıd’ın yaptırdığı Anadoluhisarı ve diÄŸer adıyla “Güzelce Hisar” Göksu’nun kenarında, BoÄŸaz’ın dudağında, iri bir mücevher gibi dururken önemli kısmı yıkılarak içinden yol geçirilmiÅŸ, önü iÅŸgal edilerek sağı solu yaÄŸmalanmış, yalılar kondurulmuÅŸ, camisi esas yerinden kaldırılarak uzaklara götürülmüştür. Namazgâhı ise göstermelik olarak durmakta fakat içini ot bürümekte, üzerinde bir tabela bile bulunmadığından gelip geçenler ne olduÄŸunu anlayamamaktadırlar.

5. Yıldırım Beyazıd’ın OtaÄŸtepe’de İstanbul’un fethinin gerçekleÅŸmesi için planlarını hazırlarken namaz kıldığı fetih namazgâhı kaybolmuÅŸ, kıble taşı kırılmış ve bir açıkhava müzesi olması gereken OtaÄŸtepe villalaÅŸtırılmıştır. İstanbul’un birçok yerinde bulunan namazgâhların durumu da aynı vaziyettedir. Bizans surları milyarlarca lira ödenerek restore edildiÄŸi, Rumelihisarı’nda gerçekte hiç mevcut deÄŸilken, anfiteatr inÅŸa edildiÄŸi halde yukarıda saydığım İslâmî noktaları nazar-ı itibara alan yoktur.

Å?imdi elinizi vicdanınıza koyun ve kendi kendinize sorun; neyin fethi, ne için feth, neyin kutlaması, ne biçim kutlama? Haydi Ayasofya’yı açamadınız, hiç olmazsa Rumelihisarı Camii’ni ihyâ etmek de mi mümkün deÄŸil? Hadi camiyi ihya edemediniz hiç olmazsa o gece millet nasıl konser veriyorsa, sizin Kur’an-ı Kerim okumaya, mevlid yapmaya, tekbirler, salavatlarla fethi anmaya bir maniniz mi vardı? Hiçbir ÅŸey yapılamıyorsa üstad Yahya Kemal’in yaptığı gibi surlar baÅŸtan baÅŸa gezilebilir, tarihin muhasebesi, halin ve istikbalin mütaalası yapılabilirdi. Yoksa bize göre surlara temsili yeniçeri saldırtmak, burçlara bayrak diktirmek, hele gemileri karadan yürütmek ve havaya fiÅŸekler atmak bunun yerini tutamaz.

Meraklısına Notlar:

Rumelihisarı’nın restorasyonu için 1951-1952′de açılan yarışmada Turgut Cansever’in projesinde yapının bir kale olarak camiyle birlikte içinde bütün müştemilatıyla muhafazası teklif edilmiÅŸtir. Fakat nazar-ı itibara alan olmamıştır.

Rumelihisarı Camii’nin ihyası için en çok gayret eden kimse ise merhum Ekrem Hakkı Ayverdi’dir. Bu mevzuda gerek Fatih Devri Osmanlı Mimarisi, cilt 4, sayfa 658, gerek açıklama ve teklifleri yapmıştır. 24 Mart 1996 tarihli Zaman gazetesinde de Ercüment Dursun’un, “Bekliyoruz, bu cami ne zaman yapılacak?” baÅŸlıklı, Semavi Eyice ve Çelik Gülersoy’un da görüşlerinin alındığı kıymetli bir araÅŸtırmayayınlanmıştır. Bu konuda malumât ortadadır. Sadece himmet eyleyecek “âgâh kiÅŸi” beklenmektedir.

BeyoÄŸlu Belediyesi, Okmeydanı namazgâhını, Gebze-Tuzla Belediyesi de Çayırova namazgâhlarını ihya etmiÅŸler, gerekli ilgiyi göstermiÅŸlerdir. Tebrik ve teÅŸvik ediyoruz. Alternatif EÄŸitim Kulübü ve Üsküdar Tarih ve İslâm AraÅŸtırmaları Vakfı bir sene Anadoluhisarı’nda namazgâhı temizlenmiÅŸ, orada bir fetih namazı kılarak helva dağıtmış, geçen sene de Rumelihisarı Camii’ni temizleyerek kırk kiÅŸilik fetih namazı kılınmış ve yine dualar edilerek gaziler helvası yenmiÅŸtir.

Etiketler
, , ,
İlişkili Yazılar

“Fethi Niçin Kutlamayalım?” için 17 Yorum yapılmış.


  1. 1 N.E.Y. . 12 May 2006 10:48

    Maşallah çok güzel bir yazı yazmışsın. Bu bilgileri paylaştığın için çok teşekkürler. Bunları herkes bilmeli.

  2. 2 DevletÅŸah 12 May 2006 11:16

    Teşekkür ederim. Ama yazı bana değil Haluk hocaya ait.

  3. 3 N.E.Y. . 12 May 2006 11:38

    ilk cümleye dikkat etmemişim:(
    olsun yinede bizimle paylaştığın için teşekkürler:)

  4. 4 Mustafa Sinan YARDIM 16 May 2006 21:30

    Yerinde bir yazı yayınlamışsın, Devletlim. Haluk Bey’in de eline saÄŸlık. Ayasaofya meselesi de Çanakkale meselesi gibidir. Her Türk evlâdının hayatında en azında bir defa Çanakkale’ye nasıl gitmesi gerekiyorsa, Ayasofya için de aynısı geçerlidir. Mesele aslında sanıldığı gibi dînî deÄŸil millîdir. TeÅŸekkür ederim.

  5. 5 Tijen Sabırlı 17 May 2006 20:10

    Fetih kutlamaları münasebetiyle yazılmış olan bu yazı gerçekten bir çok kiÅŸinin gaflet uykusundan uyanması için iyi bir baÅŸlangıç ancak İstanbul’da o kadar çok sahip çıkılması gereken ecdad yadigarı var ki…Sahip çıkmak gidip görmekle,nerede ne var bilmekle de olur.İstanbul’da yaÅŸayıp hala Topkapı Sarayını veya Ayasofya’yı görmeyen nice insanlar var.Ben bir tarih öğretmeni olarak hocamın konuya dikkat çekmesinden dolayı teÅŸekkür ediyorum.Ayrıca kendisinden bizzat der dinlemiÅŸ birisi olarak Haluk Beyin İstanbul ve Osmanlı mirasıyla ilgili eserlerini ÅŸiddetle tavsiye ederim.Bize de tarihçi olmayı ve İstanbul’u sevmeyi öğrettiÄŸi için kendisine de teÅŸekkürlerimi sunuyorum.

  6. 6 ali sedat Aktürk 25 May 2006 16:45

    Ne yazayım bilmiyorum ki biz böyle değildik bizi bu hallere getirenler utansın. Bunda sorumluluğu olan herkesi Allah(c.c) ıslah etsin, hidayet versin. yazı için teşekkürler

  7. 7 NESLİHAN MERT 26 May 2006 12:30

    Sevgili Devletşah yazıda anlatılanlar Son derece haklı herzaman Osmanlı torunuı olduğum için gurur duydum. Bu sebeple artık fetihin hakketiği şekilde kutlanmasını en azından kendi çevremde sağlıyacağım. Teşekkürler.

  8. 8 Sultan Gumus 05 Haz 2006 18:29

    “Istanbul’un Fethini kutluyorlar ona bakiyoruz” dedigini hatirliyorum kayinvalidemin. Ve onlarin bununla gurur duymalarini dusunuyorumda eger su yazilanlari onlarda okusalardi her halde onu izlemekten vazgecerlerdi. Sayin Haluk beye sizin huzurunuzda tesekkurlerimi bildiririm. Yabanci bir ulkede yasayipta kendi vatanimla her zaman gurur duyan bir insanim. Ama bazi seylerin yillarca insanimimizdan gerek kasti gerekse ihmalkarliktan saklanmasi bu gibi olaylara neden oluyor diye dusunuyorum. Her akli basinda olan Turk insaninin bu guzel yaziyi okuduktan sonra etkilenmiyecegine ve de kendine biraz ceki duzen vermiyecegine ihtimal vermiyorum. Keske bu gibi seyleri daha fazla kitlelere ulastirabilseniz de su kendini arayan toplumu bir uyandirabilseniz. Tesekkurler Hollenda ‘dan.

  9. 9 züleyha demirci 17 Haz 2006 11:42

    Öncelikle siteniz aracılığıyla herkese hayırlı günler diliyorum. Okudukça bilmediklerimizin ve ya üzeri birÅŸekilde kapatılarak unutturulmaya çalışılan deÄŸerlerimizin farkına varıyoruz. Size ve Harun Beye olması gereken hassasiyetiniz dolayısıyla teÅŸekkürler…

  10. 10 Muzmin Anonim 06 Tem 2006 08:35

    Bazan merak ederim: Bunca yeri bizimkiler ilerde kutlamalar, senlikler, festivaller vb gibi turizm etkinlikleri yapilsin diye mi fethetti diye..

    Elbirligi ile morfoza ugratmisligimizin kefaretini de herhalde boyle kendimize kizar gibi gorunen yazilar yazarak oduyoruz.

    Yazi guzel, ama, Allah icin, kimi kime sikayet ediyor?

  11. 11 Muzmin Anonim 06 Tem 2006 08:43

    eMail adresimi boylesine rahatlikla acik edeceginiz aklimin ucundan bile gecmezdi. Baska her yerde bu mahremdir.

    Bir daha yazmam.

  12. 12 Muzmin Anonim 06 Tem 2006 08:46

    “Devletsah.com, ziyaretçileri tarafından sitesindeki formlar aracılığıyla sunulan kiÅŸisel verileri (isminiz, elektronik posta adresiniz, iÅŸ ve ev adresiniz, telefon numaranız, v.b.) üçüncü kiÅŸilere satmaz, kiralamaz veya hiçbir ÅŸekilde kullandırmaz.”

    Bunu bu sitenin ‘Gizlilik Bildirimi’ sayfasinda yazan kimdir? Okuyan var midir?

    Kendi yazdiklarinizi kendiniz bu kadar mi ciddiye alirsiniz?

  13. 13 Sadet SEVİNÇ 13 Tem 2006 18:30

    Bilmiyordum, öğrendim,üzüldüm
    Bu önemli konuyu sitenize taşıdığınız için teşekkür ederim

  14. 14 Muzmin Anonim 23 Tem 2006 21:54

    Bu yaziya geri donmem gerekti…

    Istanbul’un fethinin 1953 senesine kadar kutlanmadigini, 1953 senesinde (500nc yildonumu) de esasen usulen kucuk bir kutalama ile gecistirilmek istendigini, ama, bunu Hurriyet gazetesinin baslattigi bir kampanya sonucu yapmak zorunda kaldigimizi biliyor muydunuz? Hurriyet’in bunu safiyane milli duygularla yaptigini dusunuyorsaniz, size hayatta basarilar dilerim tabii ki…

    500 sene boyunca kimsenin aklina gelmemis gibi, 500 sene sonradan itibaren Istanbul’un fethinin kutlanmasi bazi dusmanliklari derinlestirmekten , ve bu dusmanliklarin varligindan fayda umanlarin isine gelmekten oteye ciddi bir faydasi yok.

  15. 15 Kartopum 01 Haz 2007 03:41

    selam. Nette başka bir şey ararken buldum bu yazınızı. Haluk bey e teşekkürler.
    Takip ediyorum genelde sizi.
    Güzel bir yazı ama gazeteler şimdi dini kutlama yapılsa ayyuka çıkarırlar havai fişekli gösteri onlara hitap etse de onu bile yayınlamıyorlar ne hikmetse.

    Ben bu açıdan düşünmemiş ve niye bazı malum kişilerin düğün gösterileri bile sayfalarca verilirken Fetih gecesinden bahsedilmiyor diye üzülmüştüm. Farklı açıdan bakmamı da sağladınız teşekkürler.
    Ama basının kutlamalardan bu yönden bahsetmediğini düşünmüyorum.

  16. 16 hayzer 01 Haz 2007 11:21

    haluk hocanızın yazısını biraz okudum niyeti belli.acaba istanbulda yaşayanlar ki ben elli senedir yaşıyorum.etraflarına bakıp istanbul un hersene ne kadar eksildiğini,kirlendiğini,düşürüldüğünü görmüyorlar mı.istanbul rengini bile kaybetti.artıkgüzelim mavi yeşili gittikçe beton grisine döndü.sefalete büründü .fethi kutlasanız ne olur kutlamasanız ne olur

  17. 17 ocam, 10 Haz 2007 11:04

    Haluk Hocam,

    Bu sabah TRT’de Hereke’nin Türk tarihini ele aldığınız muhteÅŸem programınızı izledim. Adınızla Google’da uzun bir yolculuÄŸa çıktım ve ta bu yazıya kadar vardım. Bu güzel yazınız ve bitmeyen fetih coÅŸkusu için sizi tebrik ediyorum. Saygılarımla.

Yorum yapın

« Back to text comment