Kırmızı, Pembe, Mor, Sarı, Yeşil

18Nis06

Renk deÄŸiÅŸtirirken yakalanan kertenkeleler

Rengarenk bir pazar geçirdik.

Yalova’da bir hafta sürecek bir çiçek fuarı olduÄŸunu duymuÅŸtuk. Pazar günü havanın da güzelliÄŸini fırsat bilerek kalkıp gittik. Çok da eÄŸlendik.

Yalova’ya vardığımızda öğle saatleriydi. Her zamanki gibi iskeledeki Ünsal Balıkçısında nefis yemeÄŸimizi yedik. Bu defa tatlıya yer kalsın diye çok az aperatif yedim. İyiki de öyle yapmışım. O nefis havuçlu helvanın tadı halâ damağımda. Artık ahbap olduÄŸumuz balıkçı tarifini bizden saklamadı. İlk balık yemeÄŸinin ardından tarif sizlerle olacak merak etmeyin.

Midemizi şenlendiren bu ziyafetin ardından gözlerimizi ve burnumuzu şenledirecek olan fuara doğru yola çıktık. Gerçi benim burnum pek şenlenecek durumda değildi. Bir iki gündür tıkalı olan burnuma boğaz ve kulak ağrısı Yalova sınırlarında eşlik etmeye başlamıştı.

Geçen sene bol bol çiçek fotoğrafı çektiğim TİGEM kapanmış, yerine fuar alanı yapılmış. Açıkçası üzüldüm. Çok güzel çiçekler, ağaçlar ve sera vardı. Ağaçlar duruyor durmasına da büyüsü bozulmuş.

Renk deÄŸiÅŸtirirken yakalanan kertenkeleler

Fuarın son günü olması nedeniyle giriş ücretsizmiş. Sevinsek mi üzülsek mi bilemedik. İçeride hıncahınç bir kalabalık vardı. Ve tabi ki bu kalabalık bütün standları talan etmişti. En büyük talan ise bedava çiçek aranjmanı verilen standda idi. o koridora girmek bile mümkün değildi. Daha önce gittiğimde kuş seslerini dinleyerek kendimden geçmiş, ayrılmak istememiştim. Bu defa kalabalığın ve hastalanıyor olmamın da verdiği sıkıntıyla kendimi dışarıya nasıl attığımı bilmiyorum.

İstediğim kadar çok fotoğraf çekemediğim için üzülmüştüm ki bir soru ile keyfim yerine geldi: "Karaca Arboretumunu gördünüz mü?"

DevletÅŸah

Hemen Hayrettin Karaca’nın kurduÄŸu arboretuma doÄŸru yola koyulduk. Böyle dediÄŸime bakmayın dört beÅŸ dakikalık mesafe. Hasta ve sabırsız olduÄŸum için bana uzunmuÅŸ gibi geldi.

Kapısından girer girmez huzur, kuÅŸ sesleri ve güneÅŸ sarmaladı her tarafımızı. Az evvelki keÅŸmekeÅŸ uzak ama çok uzakta kaldı. Biraz sonra rehberimiz ve beraberindeki küçük bir grupla gezimiz baÅŸladı. Herbir aÄŸaç hakkında kısacık bilgiler verdi bize. Nerede, nasıl yetiÅŸirler. Türkiye’ye nasıl geldiler cinsinden. O kadar kısık sesle ve o kadar hızlı konuÅŸuyordu ki söylediklerinin bir çoÄŸunu anlamadım. Zaten ben fotoÄŸraf çekmek için yerlerde papatyaların içinde yuvarlanmakla meÅŸguldüm. O yüzden kırkbeÅŸ dakikanın nasıl geçtiÄŸini de fark edemedim.

Çıkarken rehbere "Toprağa basmanın yasak, çimlerde yürümenin, yuvarlanmanın serbest olduğu bu yerde bana uygun iş var mı?" diye sordum. Cevabı küçük bir gülümseme oldu.

Evimize dönerken kulak ve boğaz ağrılarıma, polenlere karşı hassasiyetim nedeniyle iyice tıkanan burnuma ve çıkan ateşime rağmen mutlu ve huzurluydum.

Popularity: 2% [?]

Etiketler
, , , , , , , , , , ,
İlişkili Yazılar


“Kırmızı, Pembe, Mor, Sarı, YeÅŸil” için 3 Yorum yapılmış.


  1. 1 ahimsa ahimsas 20 Nis 2006 11:39

    DevletÅŸah Merhaba, FotoÄŸrafların hepsi birbirinden güzel, tebrik ederim. Ayrıca geçmiÅŸ olsun, bende aynı problemi yaşıyorum her bahar, ama bu bahar çok daha iyiyim… Sana da saÄŸlıklı ve bol gezmeli günler dilerim. :)

  2. 2 irem merve yıldız 21 May 2006 20:04

    ya sen herÅŸeyi çok iyi bildiÄŸin gibi renk uyumunu da çok ii biliyosun bende de alışkanlık haline geldi maraÅŸ maraÅŸ yazıp yazıp duruyommmm neyse ben yine sölim K.MARAÅ?? BU MEVSİMDE ÇOKKKKKK GÜZEL OLUYO NOLUR GELİN HELE KALEMİZ EN GÜZELİ GEZECEK ÇOK GÜZEL YERLERİ VAR SİZ GELİN

  3. 3 evrim eseryel 22 Eki 2006 14:14

    ben bu bir birinden güzel resimlere bakmakta biraz geciktim sanırım ama inanın çok harika kareler yakalamışsınız……..

Yorum yapın




Yemek dergisi Yemek.Name'yi indirmek için tıklayın

Son Yorumlar