
8. Ülker Kukla Festivali bitti. Neler seyrettim, nasıl buldum?
Kukla Festivali biteli yaklaşık 1 hafta oldu. Görüşlerimi ancak yazmaya fırsat bulabiliyorum. Geçen sene ile mukayese ettiğimde bu seneki oyunları pek fazla beğenmedim. Gittiğim beş oyundan iki tanesini çok beğendim.
İlk gittiÄŸim oyun Brezilya’dandı. Flamingo. Açıkçası sıkıldım. Çevre kirlenmesinin, yavru bir flamingo’nun gözünden ele alınması tabiki kısır bir konu olmaktan çıkamamıştı. Tarz olarak fena deÄŸildi. Oyuncunun vücudunu ve ellerini kullanışı oyunu cazip hale getiren tek ÅŸeydi.
İkinci oyun Fransız Kültür Merkezinin bahçesinde idi. Aslında bir kukla oyunundan çok bir şeytan kovma ayiniydi. Tayvanlı Master Lin bu iş yapan son kişilerden birisiymiş. Çok etnik ve göze hitap eden bir gösteriydi. Ama sadece göze.. Yaklaşık elli dakika boyunca kulak tırmalayan bir müzik eşliğinde uzakdoğu felsefesinin ve ibadetlerinin bir kısmını seyrettik. Dedim ya o müzikte şeytan kovulmaktan çok kaçıyordur. Unutmadan söylemeliyim. Kutsanmanın tam olabilmesi için ayin sonunda dağıtılan şekerlerden yemek gerekiyor.
İtalya’dan Solo beÄŸendiÄŸim ilk oyun. Ölüm üzerine kısa parodilerden oluÅŸuyor. Çok minimalist bir oyundu. Az eÅŸya çok anlam. Oyun bir yandan güldürürken bir yandan düşündürenlerdendi. Çıkışta A4 sayfası boyutlarında, 80 sayfalık oyunun fotoÄŸraflarının olduÄŸu bir albüm dağıttıklarında çok ÅŸaşırdığımı itiraf etmeliyim.
Dördüncü gittiğim oyun bir Fransız oyunuydu. Ve benim bu yıl en beğendiğim oyun oldu. Türkçe üst yazılı Mozart, bir çocuğun Avrupa turu hem görsel hem de işitsel açıdan etkileyiciydi. Bir piyanist, bir anlatıcı - ki kendisi flüt çalıp, şarkı da söylüyordu-, bir de kukla oynatıcısında oluşan ekip harikalar yaratmış. Sihirli Flüt, Türk Marşı, Figaro’nun Düğünü gibi en tanınmış Mozart eserlerini de dinleme fırsatı bulmuş olduk. Tiyatroya girişteki ilkokul çocuklarının oluşturduğu karmaşa ve yirmi dakikalık gecikmenin verdiği sıkıntı müzikle beraber uçup gitti.
Son seyrettiğim oyun ise bilgisayarla yapılmış, interaktif bir hikayeydi. Bu nedenle tercih ettiğimi de söyleyeyim. Ama malesef oyun hakkında çok birşey söyleyemiyeceğim. Çünkü sıkıntıdan uyumuşum. Flash animasyon gibi olduğunu, canlı olarak seslendirildiğini, yani bir cins bilgisayar oyunu olduğunu söyleyebilirim. Seslendiren salona bazı sorular soruyor, aldığı cevaplara göre de Parmakkızı hareket ettiriyordu. İlk başlarda soruların İngilizce seyircilerin anaokulu çocukları olması nedeniyle biraz sessizlik oldu. Tercüman devreye girince sessizlik çocuk çığlıklarına yerini bıraktı.
Son olarak geçen sene seyrettiğim ve çok beğendiğim Benimle Dans Eder Misin? gösterisinin kukla oynatıcısını oyunlardan birinde gördük. Bu sene tatil için geldiğini seneye belki tekrar festival için geleceğini söylediğinde çok mutlu oldum.
Link
Popularity: 1% [?]



sevgili devletsah bir kukla sanatçısının kızı olarak bu festivali kaçırdığıma çok üzüldüm..istanbul’dan uzak kalmak bu gibi etkinlikleri kaçırmak adına üzücü.. ne yazık ki kukla sanatı düşündüğüm anlamda geliÅŸemedi buralarda..belki gelecek kuÅŸaklarda..sevgiler..
Sevgili Yelda;
Yorumuna kesinlikle katılıyorum. MAlesef her sene festivalde aynı Türk oyunları oynanıyor. Festivalin 6. senesinde sahne alan Semaver Kumpanyası gerçekten çok başarılıydı. Kuşlar Meclisi isimli bir oyundu. Seyrettiğim pekçok yabancı oyundan iyiydi diyebilirim.
Eşimle ben evde kukla oynatma üzerine çalışmalar yapmaya karar verdik. Belki babandan yardım isteriz
Sevgiler
ne güzel harika:) babam aynı zamanda devlet tiyatrosu santaçısı..yarı zamanlı olarak istanbul ve polonya’da yaşıyor..orda hem kukla bölümünde öğretim görevlisi..hem türkolojide öğretim görevlisi..bisürü bisürü iÅŸler yapıyor:) polpnya’da okudu zaten bu bölümü oralarda bu meslek acayip ilerlemiÅŸ.. resimleri görünce büyülendim..sevgiler..