Son Yaprak

11Nis06

İçinde Hayat Var

Yazan: O. Henry

İçinde Hayat Var

Ülkenin batısındaki küçük bir mahallenin bir sokağının neredeyse tamamı ressamlardan oluşmaktaydı. Bu mahallede, üç katlı bodur bir tuğla yığınının tepesinde iki kız arkadaşın stüdyoları bulunmaktaydı. Alt katlarında ise yaşlı bir ressam otururdu.

Günlerden bir gün kız arkadaÅŸlardan biri zatürree hastalığına yakalandı. Genç kız günden güne eriyordu. Bir gün, arkadaşı resim yaparken o da yatağında pencereden dışarı bakıyor ve sayıyordu…

Geriye doÄŸru sayıyordu; “Oniki” dedi, biraz sonra da “onbir”; arkasindan “on”, sonra “dokuz”; daha sonra, hemen birbiri ardina “sekiz” ve “yedi”. Arkadaşı merakla dışarı baktı. Sayılacak ne vardı acaba? Görünürde sadece kasvetli, bomboÅŸ bir avlu ile altı yedi metre ötedeki tuÄŸla evin çıplak duvarı vardı. Budaklı köklerinden çürümüş, yaÅŸlı mı yaÅŸlı bir asma, tuÄŸla duvarın yarı boyuna kadar tırmanmıştı.

Dönüp arkadaışna “Neyin var?” diye sordu. Hasta kız fısıltı halinde” altı” dedi. “Artık hızla düşüyorlar. Üç gün önce neredeyse yüz tane vardı. Saymaktan başıma aÄŸrı giriyordu. Ama ÅŸimdi kolaylaÅŸtı. İşte biri daha gitti. Topu topu beÅŸ tane kaldı ÅŸimdi.”

“BeÅŸ tane ne?” diye sordu arkadaşı. “Yapraklar, asmanın yaprakları. Sonuncusu da düşünce, ben de mutlaka gideceÄŸim. Hissediyorum bunu.”

Arkadaşı ona saçmalamamasını söyleyip içmesi için çorba götürdü. Fakat o: “İşte bir tanesi daha gidiyor. Hayır, çorba filan istemiyorum. Bununla geriye dört tane kaldı. Hava kararmadan sonuncusunun da düştüğünü görmek istiyorum.. Ondan sonra ben de gidecegim.” diyerek cevap verdi.

Genç kız uykuya daldığında arkadaşı da alt katta ki yaşlı ressama ziyarete gitti. Bu sırada yaprak olayını da anlattı yaşlı adama. Yukarı çıktığında arkadaşı uyuyordu. Ertesi sabah hasta kız hemen arkadaşına perdeyi açmasını söyledi. Ama hayret! Hiç bitmeyecekmiş gibi gelen upuzun gece boyunca aralıksız yağan yağmur ve şiddetle esen rüzgârdan sonra, bir asma yaprağı hâlâ yerinde duruyordu.

Sapına yakın tarafları hâlâ koyu yeÅŸil kalmakla birlikte, testere aÄŸzı gibi tırtıllı kenarlarına ölümün ve çürümenin sarı rengi gelmiÅŸ olan yaprak, yerden altı yedi metre yükseklikteki bir dala yiÄŸitçe asılmış duruyordu. “Bu sonuncusu” dedi hasta kız. “Geceleyin mutlaka düşer diye düşünmüştüm. Rüzgârı duydum. Bugün düşecektir, o düştüğü an ben de öleceÄŸim.” Ağır ağır geçen gün sona erdiÄŸinde onlar, alacakaranlıkta bile, asma yaprağının duvarın önünde sapına tutunmakta olduÄŸunu görebiliyorlardı.

Derken ÅŸiddetli yaÄŸmur tekrar baÅŸladı. Hava yeteri kadar aydınlanır aydınlanmaz, genç kız hemen perdenin açılmasını istedi. Asma yaprağı hâlâ yerindeydi. Genç kız, yattığı yerden uzun uzun yaprağı seyretti. Sonra arkadaşına seslendi. “Münasebetsizlik ettim. Benim ne kötü bir insan olduÄŸumu göstermek istercesine, bir kuvvet o son yaprağı orada tuttu.

Ölümü istemek günahtır. Å?imdi biraz bana çorba verebilirsin.” dedi. AkÅŸamüstü gelen doktor ayrılırken; ÅŸimdi alt kattaki bir hastaya bakmam gerekiyor. YaÅŸlı bir ressammış sanırım. O da zatürree. YaÅŸlı adamcağız çok ağır bir durumda, kurtulma umudu yok ama daha rahat eder diye bugün hastaneye kaldırılıyor dedi.

Ertesi gün doktor : “Tehlikeyi atlattınız, siz kazandınız.” dedi. O gün öğleden sonra arkadaşı artık iyileÅŸmiÅŸ olan arkadaşına alt kattaki yaÅŸlı adamı anlattı. YaÅŸlı adam iki gün hastanede yattıktan sonra ölmüş.

Hastalandığı günün sabahı kapıcı onu, odasında sancıdan kıvranırken bulmuş. Pabuçları, elbisesi baştan aşağı sırılsıklam, her yanı buz gibi bir haldeymiş. Öyle korkunç bir gecede nereye çıktığına akıl sır erdirememişti kimse. Sonra, hâlâ yanık duran bir gemici feneri, yerinden sürüklene sürüklene çıkarılmış bir portatif merdiven, bir de üstünde birbirine karışmış sarı, yeşil boyalarla bir palet ve sağa sola saçılmış bir kaç fırça bulmuşlar. O zaman o son yaprağın sırrı da çözüldü. Rüzgâr estiği zaman bile yerinden oynamayan yaprak, yaşlı ressamın şaheseriydi. Yaşlı adam, son yaprağın düştüğü gece oraya bir yaprak resmi yapıp yapıştırmıştı.

Popularity: 3% [?]

Etiket Yok.
İlişkili Yazılar


“Son Yaprak” için 5 Yorum yapılmış.


  1. 1 sedat sayın 18 Nis 2006 16:48

    hikayenin aslı yazılmamış dolayısıyle hikayenin büyüsüne ulaşmak zor

  2. 2 mehtap Å?AHİN 30 Mar 2007 01:45

    sedat bey haklı daha farklı, insanı bir an durup düşündürmesi gereken bölümler yazılmamış gibi… yarım bi tat var bu hikayede.

  3. 3 özlem çoban 11 Nis 2007 07:18

    hikaye yarım yazılmış olsa bile insanı tuhaf duygular içerisine sokuyor insanı acaba ben yapar mıyım sorusu içine sokuyor

  4. 4 tülşin 11 Haz 2007 11:42

    ben bu hikayeyi biliorum ama hasta kızzon hayatını çürük bir asmaya bağlaması yanlış ama o yine de buna inanmak istior fakat bu onun umudunu kırmakta o bunun farkında diil ancak benm hoşuma giden ressamın o kadar büyük bir fedakarlık yapmış olması beni çok duygulandırdı

  5. 5 hatice 29 Haz 2007 17:40

    ressam seviyorum ve begendim ben hangi böülüm ne ?? ben grafik bölümüm mersin üniversiteım ver

Yorum yapın




Yemek dergisi Yemek.Name'yi indirmek için tıklayın

Son Yorumlar