Takıntılar

30Eki07

Monk

monk

Haşmet beyin Yemek.Nâme Ekim sayısında bahsettiği Monk dizisini seyretmeye başladığımdan bu yana hayatımda daha önce dikkatimi çekmeyen birçok şey dikkatimi çekmeye başladı.

BaÅŸlarda Monk’un garip takıntılarına gülüp “bu kadar da olmaz” derken iÅŸ birden tersine dönmeye baÅŸladı. Birçok takıntım olduÄŸu ile yüzleÅŸtim. Diziyi seyretmeye baÅŸlamadan önce doktordan raporlu tek bir takıntım varken ÅŸimdi onlarcasının farkına varıp gülüyorum. Bakın bir kaç tanesini yazayım.

  • Çamaşır asarken hep çift mandal kullanıyorum ve mutlaka aynı renk olmalarına dikkat ediyorum. Ancak iki tane, tek mandalla asılacak çamaşır varsa tek kullanmam mümkün. Maksat sepette o renk mandal tek başına kalmasın.
  • Mandallardan birisi kaybolursa eÅŸini de yok etmek için çaba sarf ediyorum. Dikkat! DoÄŸrudan atmıyorum. O da kaybolsun diye uÄŸraşıyorum. Olmadık iÅŸlerde o mandalı kullanmaya baÅŸlıyorum. Ta ki kaybolana kadar.
  • Sabahleyin kek yapmak için açtığım sütü öğleden sonra ya da ertesi gün içemiyorum. O süt bozulup atılmasın diye yeni bir kek ya da kurabiye daha yapıyorum. İçmek için mutlaka yeni kutu süt açıyorum.
  • DiÅŸlerimi hep aynı sırayla fırçalıyorum. Önce ortalar, sonra saÄŸ ve en son sol taraf.
  • Gece yatarken duaları hep aynı sırayla okuyorum. Kazara birisini atlarsam en baÅŸa dönüp sırasıyla okuyorum.
  • Birçok eÅŸyayı renklerine, boylarına ve geniÅŸliklerine göre dizerim. Bütün bunların düzenli oranda artıp eksilmesi için gerekirse yeni bir tane daha alıp araya koyabilirim.
  • Meyve karışımı sıkıyorsam mutlaka belli meyveleri belli sırayla sıkarım. O meyvenin sırası geçtikten sonra asla yenisini karışıma eklemem.

Daha bir sürü ÅŸey. DediÄŸim gibi bir de raporlu olduÄŸum takıntım var ki beni en çok o yoruyor. Doktora göre “mükemmellik takıntım” varmış. Bu nedenle düzgün yapılmayan her iÅŸi kendime dert ediyormuÅŸum. “Öyle bir ÅŸey olsaydı bu kadar dağınık olmayı baÅŸaramazdım” dedim. “Sizin o karmaÅŸa kesin bir sisteminiz vardır” demiÅŸti. Ne diyeyim haklı galiba.

Popularity: 3% [?]

Etiketler
, ,
İlişkili Yazılar


“Takıntılar” için 18 Yorum yapılmış.


  1. 1 lale 30 Eki 2007 12:50

    ben de yolda yürürken kaldırım taşlarının çizgilerine basmamaya çalışırdım. sonra farkına vardım, düzeltmeye çalışırken şimdi de ortalarına basamıyorum :)

  2. 2 Gül Nur 30 Eki 2007 13:01

    Yine çok komik, çok güzel yazmışsın; bayıldım:)))))

    Yazıya naçizane katkım (yorumum): Hangimizin yok ki??

  3. 3 a.hande 30 Eki 2007 14:32

    Merhaba DevletÅŸah,

    Ben de mandalları çift asıyorsam mutlaka aynı renk kullanmaya özen gösteriyorum. Yok eger tek asıyorsan aynı sırada olmalarına ve yine aynı renk olmalarına dikkat ediyorum. Hatta bu hafta sonu aynı şeyleri tekrar yaptım ve rahatsız oldum. Gitgide obsesif oluyorum galiba diye de kendi kendime kızdım. :) Gördüğün gibi bu mandal konusunda yalnız değilsin. :)
    Sevgiler,a.hande

  4. 4 Papatya 30 Eki 2007 15:20

    DoÄŸru vallahi DevletÅŸahcığım, ben de Monk’u izlediÄŸimden bu yana yolda çizgilere basmadan yürümeye çalıştığımı farkettim! :))

  5. 5 cocuklacocuk 30 Eki 2007 19:09

    sevgili devletsah mükemmellik takıntın acaba baÅŸak burcu musun diye düşündürdü beni?:)) diger takıntılarsa çok hoÅŸ aslında hepimizin farkında bile olmadığımız bir çok takıntısı var,geçenlerde seyrettiÄŸim bir belgesel bu iÅŸin hastalık boyutunda çok ciddi ÅŸekilde yaÅŸayanlar hakkındaydı, o kadar ki tüm hayatlarını etkiliyor, çoÄŸu dışlanıyor vs…Monk a gelince izlesem mi izlemesem mi acaba?? :))))
    sevgiler

  6. 6 DevletÅŸah 30 Eki 2007 19:31

    Aaa… Tabi yerlerde renkli taÅŸlardan birisini seçip hep ona basmaya çalışıyorum. Çizgiler baÅŸka problem…

    Çocukla Çocuk;

    Evet BaÅŸak burcuyum. Yükselenim de baÅŸak… Doktor da aynısını söyledi. “Siz iyi boyuttasınız. Kopmlusif olabilir, sokakta önünüze gelene bu böyle yapılır diyebilirdiniz. Hatta bu karışmalar nedeniyle dayak bile yiyebilirdiniz.” Ben kendi kendime ediyorum anlaşılan…

    Monk çok güzel bir dizi biz bir kaç aydır seyrediyoruz. Hergün bir bölüm. Konusu nefis. Çok kıskanıyorum o senaryoyu yazan adamı.

  7. 7 Naile 31 Eki 2007 09:37

    Dünden beri düşünüyorum acaba benim ne takıntım var diye. Eskiden ufak tefek takıntılarım var gibiydi.Mesela iki kiÅŸi birlikte yürürken mutlaka saÄŸda yürüme takıntısı.Aslında küçükken mandal takıntısı bende de var gibiydi. Anneme yardım ederken çoÄŸunluÄŸu tahta olan mandalların haricindeki plastik renkli olanları kullanırsam aynı renge sahip olanları kullanırdım.Å?imdi avucuma aldığım mandallardan hangisinin sırası geldiyse onu takıyorum,renkten çok çabucak asıp bitimem önemli benim için.

    Bu az çok olan takıntılarım evlendikten sonra kalmadı. Å?imdilik daha bulamadım ÅŸuanda takıntım var mı diye, bulursam yazarım :)

  8. 8 f.feyza 31 Eki 2007 13:01

    okurken “iÅŸte yaaa baÅŸakkkkk” dedim…
    Bu kadar etkili olması karakterde ne enteresan değil mi?

  9. 9 Müge 31 Eki 2007 16:25

    Yazıyı da yorumlarıda okurken, ne çok takıntım varmış diye düşündüm.
    ama en önemli takıntım sanırım simetri:) sandalyeler normalde durması gereken şekilden 1 cm yana kaysın, o anda konuşulanları duyamayacak kadar kopuyorum ortamdan:)

  10. 10 y.kantarcı 31 Eki 2007 22:11

    Duramıyorum, ben de bir kaç takıntımı yazmak istiyorum. mesela temiz bir çorabı 1 dakika bile giysem onun kirli olduğu inancına kapılıyorum ve o çoraba dünyanın en iğren maddesi gibi davranıyorum.
    bilgisayarımda masaüstümde sol tarafta iÅŸletim sisteminin sunduÄŸu simgelerden baÅŸka simge görmye dayanamıyorum. gerekirse uyumam o dosyaları teker tekr inceleyip yerlerine koyarım. bu arada masaüstü boÅŸ da olmayacak o da rahatsız ediyor beni nedensiz… :)
    çanta imalatçılarının bana sunmuş olduğu gözlere ne koyulması düşünülmüşse onu koyarım. yani telefon girecek yere sadece telefon koyarım. başka bir şeyi orada görmek benim için yıkım oluyor.
    anahtarlarım hep aynı cebimde olur. kazayla birileri yerini değiştitrse anahtarı kaybediyorum. (diğer ceplere bakmak aklıma gelimoyr :))
    şu an kendimi durduruyorum çünkü takıntılarımı başkalırna anlatmakla ilgili de takıntım var :) o yüzden sabaha kadar yazıp işe geç kalmak istemiyorum :)))

  11. 11 salihaerozan 01 Kas 2007 13:54

    ayy ayy devletlüm sorma :(( benim seyretmeme gerek yok okadar takıntılıyım ki hasta yapıyor beni…ama zamanla ÅŸunu öğrendim;ÅŸart-ÅŸurtlar hariç(anneannem böyle söylerdi) çok takıntı yapmamak lazım..ben heriÅŸin sonunda ellerimi yıkardım.yani örnek vermek gerekirse mesela;tv. seyrediyorum kumandayı aldım elime kanal cevirdim sonra kalkar elimi yıkarım.dısardan gelıyorsamki bahçeye 10 dk. çıkıp girmiÅŸ dahi olsam içeri girer ve ellerimi yüzümü yıkamadan yapamam.balkona camasır asmaya cıktıgımdada bu böyle..ayrıca;bahçeye çıkıyorsam ayakkabımı giymeden evvel muhakkak dış kapımın yanında duran ”’dışar çoraplarımı” giyerim öyle çıkarım.içeri girerkende çıkarır ev çoraplarımı giyerim.ençok camasır asmaya veya çöp dökmeye gittiÄŸimde zorlanıyorum:( daha neler var tezgahımı yenı sılmıs olmama ragmen uzerıne 1 tabak koydumsa yıne sılerım,kurularım..ay birde yaÄŸ tikim vardir.mesela yemek yapıyorum,yanımda bir ellerimi hafif pisken sildiÄŸim bezim birde iÅŸim bitipde ellerimi yıkadığımda kuruladığım bezim durur.ve her hafta bu bezlerin temizliÄŸi başıma dert olur:( sofraya tencere taşıdım hemen yıkarım obur tencere veya tabagı öyle gotururum beni düşünün artık yazarken bile yoruldum:( sevgılerımle devletlum….

  12. 12 evvelzamanicinde 01 Kas 2007 21:39

    Sevgili DevletÅŸah, yine çok güzel bir yazı yazmışsın. Senin takıntılarından özellikle kek yapmak için açtığın süt kutusundan içmeyip, içmek için yeni kutu süt açman bana çok ilginç geldi. Acaba bunun altında yatan neden ne olabilir? Bu takıntında “mükemmelcilik” izini göremedim.
    Yazını okuduktan sonra bir an kendimi düşündüm,takıntım var mı diye. Biraz simetri takıntım var ama ondan ziyade eşyaların yönleriyle sorunum var benim. mesela ben mutfak masasının üstündeki sürahiyi hep ağzı sola bakacak şekilde koyarım. ev halkından biri sola değil de sağa çevirmişse sürahinin yönünü, tutar sola çeviririm ve bunu sürahinin ağzını her sağa bakar bulduğumda yaparım:-)
    aşırıya kaçmadıkça takıntılar güzeldir aslında…

  13. 13 filiz 02 Kas 2007 08:41

    Benim takıntılarım biraz simetri şeklinde. Banyodaki paspas ve girişteki halı (diğer odadakilerin bir ucu kanepe,yatak gibi şeylerin altına geçtiğinden müdahale edemiyorum) zemindeki karoların oluşturduğu düz çizgiye sıfır olmalı biraz kaysın ben hemen düzeltirim. dolaptaki tabak tencere kaselerde hep bir düzen içinde bulunmalı yerleri değiştiği zaman rahat edemiyorum. ve mandallarım. benim mandal sepetinde sevdiğim, az sevdiğim ve sevmediklerim şeklinde oluşan bir kategorim var. çamaşır sererken sevdiklerimden başlayıp en son mecbursam sevmediklerimi kullanıyorum.evde kuruyemiş servisini cuma akşamlarına bırakıyorum döküntüleri ertesi gün toplayım diye misafirim geleceğinde yapılacak olan ikramlarla ilgili en az 4 liste oluştururum ama en son gün listelerle ilgisi olmayan bir menü çıkartırım. Bu kadar yeter herkese kolay gelsin

  14. 14 DevletÅŸah 02 Kas 2007 16:24

    Sütle ilgili takıntım bozuk bir kutu sütü mideye indirmekten geliyor… Hayatımın en korkunç anlarından birisiydi…

  15. 15 ipekyolu 04 Kas 2007 19:13

    Çok düşündüm ama hala aklıma neye takıntılı olduğım gelmedi ama bir tek sanırım dua konusunda benimde takıntım var eksik okuduğumu düşündüğümde tekrar başa dönerim..:)

  16. 16 filiz aksu 05 Kas 2007 18:19

    :)) ÇOK HOÅ?SUN.

  17. 17 cancazim 07 Mar 2008 21:37

    bnde insanların dediklerini çok takıyorum yada yaptığım davranışlarımı, acaba şölemi yapsaydım bölemi yapsaydım bi dakine şöle desemmi bunun onla alakası varmı gibi saçma düşünceler aklıma gelen düşünceleri cevaplıyorum sonra bitti diyorum ama tekrar geliyor ders çalışırken özellikle tabi bn bi ara depresifleşmiştim ilaç kullanıyordum şuanda kullanıyorum bende sanırım biraz kendine güven eksikliği var , insanlar beni aşağılıyor gibi geliyordu eleştrildiğimden , kendimi geri planda hissedince düşünmeye içime sıkıntı düşmeye ve suskunlaşmaya başlardım halbuki konuşmayı da severim şu aralar kendime telkinlerde bulunuyorum aklıma düşünceler gelincede ben nasılsa bunun cevabını biliyorum ayrıntıya grmem gerek yok ne kadar açıklama yapsamda aynı olcak cevabm diyorum ben öle mutluyum diyorum bilmiyorum benmki takıntı hastalığı mı ama tabi ben kendime hasta olrak görmüyorum çünkü hastayım diye düşünnce hep herşeyi ona bağlıyorum kendimi sıkıntıda hissediyor karamsarlaşıyorum ama kendime bir sözüm var ki oda boşuna üzülmemk kendime herkesde olduğu gibi güvenmek hasta değilim ben normal bir hayatım var çok şükürki

  18. 18 dilara 13 Nis 2008 21:34

    bende yeni ortaya çıkan takıntımı söliyim.bir türlü kurtulamadım ve kurtulamıyacağım gibi geliyor:( nefes alma takıntısı.eskiden bilmeden nefes alıp verirken bu düşünce gelince o nefes alıp verme benım için kabusa döndü.çünkü artık nefes alıp vermem bilinçli oldu ve bu da insanı çileden çıkarıo.kaç gündür bu düşünceyle yaşıyorum diyebilirm belki komik belki sacma ama biri aydınlatsın lütfen beni endişeye sokuo.nasıl kurtulabilirim bilen var mı?

Yorum yapın




Yemek dergisi Yemek.Name'yi indirmek için tıklayın

Son Yorumlar