Zinciri Kırmayın!

21AÄŸu07

Zincir

Seinfeld dizisini ve Jerry Seinfeld‘i bilmeyen yok gibidir. Geçenlerde Jerry Seinfeld’in çalışma prensibi ile ilgili bir yazı okudum. ÇocukluÄŸumdan bu yana duyduÄŸum ve size de bahsettiÄŸim bir sistemi tekrar ediyordu.

Jerry Seinfeld

Malûmunuz Amerika’da komedyenlik bizdeki standupçılık gibi. Barlarda gösteri yapılıyor, turnelere çıkılıyor. Çalışma prensibini aktaran kiÅŸi Seinfeld dizisinin ilk yıllarında halâ turnelere devam eden Jerry Seinfeld ile bu gösterilerden birisinde sohbet etme fırsatı yakalamış. Kendisine nasıl olup da bu kadar genç yaÅŸta bu kadar baÅŸarılı bir komedyen olduÄŸunu, bir sırrı olup olmadığını sormuÅŸ. Daha sonra aldığı cevabı hayat prensibi olarak benimsediÄŸini söyleyerek devam etmiÅŸ.

“İyi komedyen olmanın yolu her geçen gün daha iyi espriler yapmaktır. Daha iyi espri yapmanın yolu ise her gün yeni espriler yazmaktır” demiÅŸ. Bununla kalmayıp nasıl bir teknik uyguladığını da anlatmış. Çalışma odasının duvarına yılın bütün günlerini tek sayfada gösteren bir takvim astığını, espri yazdığı her günü kırmızı kalemle çarpı ÅŸeklinde iÅŸaretlediÄŸini, bu çarpıların bir müddet sonra uzun bir zincir oluÅŸturduÄŸunu söylemiÅŸ. Kendisinin tek yaptığı iÅŸin “zinciri kırmamak” olduÄŸunu söylemiÅŸ.

İşte bu satırları okuduğumda yüzümde bir gülümseme belirdi. Bütün çocukluğum bu sistemin kişisel gelişim açısından ne kadar faydalı olduğunu dinlemekle geçmişti.

“Kendini iyi ifade edebilmek için her hangi bir ÅŸey hakkında hergün en az bir paragraf yazı yazmalısın.”

Zincir

Aralıklarla bunu denediÄŸimi biliyorum. Üç dört günü, bazen bir haftayı bulan bu denemeler beni deli ediyordu. Masanın başına oturuyor kalemi elime alıyor ve bir konu hakkında yazmaya çalışıyordum. İşte her ÅŸey o dakika baÅŸlıyordu. Öncelikle yazacak hiçbir ÅŸey bulamıyordum. Bundan ÅŸikayet ettiÄŸimde “Defterinin kenarındaki kıvrılmış yeri ya da kapının üstündeki ÅŸu siyah çizgiyi yaz” dediler. Anladım ki önemli olan yazmaktı. Konu hiç ama hiç mühim deÄŸildi.

Önce tavanın köşesinden dökülmüş sıva parçasının boÅŸ bıraktığı yeri yazdım. Yalnızca bir cümle… Ertesi gün su içtiÄŸim bardağı yazmıştım. O da bir cümleydi. Sonra alışıldığı üzere vaz geçtim.

Bir vakit sonra yine konuÅŸurken “Kendini iyi ifade edebilmek için her hangi bir ÅŸey hakkında hergün en az bir paragraf yazı yazmak gerek” denildi. Ben yine ÅŸikayet ettim.

- Bir cümleden uzun yazamıyorum.
- Bazen bir paragraf bir cümledir.
- Beş kelimelik cümle mi bir paragraf?
- Daha uzun da yazarsın. Biraz sabret… Ama illâki bir ip ucu istiyorsan kendine ÅŸunu sor: bu yazıyı kör birisi dinlediÄŸinde benim anlatmak istediÄŸimi mi anlar?

O hafta bir cümleden uzun paragraflar yazdım. Tabi ki sonunda yine bıraktım. Ama onlar söylemeyi bırakmadılar.

Aradan yıllar geçti. Dağınık duran tariflerimi, yazılarımı toplayan bir web sitesi sahibi oldum. Sabah uyanıp bugün ne yazsam diye masanın çevresinde dolandığımı, yazdığım ilk cümlenin ardından “eee” baÅŸka deyip kalktığımı. Biraz sonra oturup bir cümle daha eklediÄŸimi. Bazı günler ise yazamadan kalktığımı çok iyi hatırlıyorum.

O zamanlar her gün yazamasam da aklımda her gün yazma fikri ile dolaÅŸmaya baÅŸlamıştım. Yazmadığım günler vicdan azabı çeker gibiydim. Sabahları “bugün mutlaka yazacak bir ÅŸey bulmalıyım” diyordum. Bu cümleyi söylerken asıl gerçeÄŸi unuttuÄŸumun farkında bile deÄŸildim. Konu hiç ama hiç mühim deÄŸildi. Ancak ben bunun farkında bile deÄŸildim. Her nedense derdim uzun yazılar yazmaktı. Günler geçtikçe bulduÄŸum konular hakkında bir paragraftan uzun yazılar yazmaya baÅŸladım. Sonra gözüme her ÅŸey yazılabilir görülmeye baÅŸladı. Masamın başına oturuduÄŸumda önümde duran çay bardağından, camdan gördüğüm kuÅŸa kadar her konuda yazabileceÄŸimi fark ettim. Konu hiç önemli deÄŸildi. Önemli olan onu anlaşılır ve okunur ÅŸekilde yazmak, kendini iyi ifade edebilmekti.

Aylar geçtikçe beş kelimelik yazılardan kimi zaman 1605 kelimelik yazılara ulaştım. Kimi zaman da bu yazı gibi 655 kelimelere.

Å?imdi 2,5 yıl önce Jerry Seinfeld’in çalışma prensibi hakkındaki bu yazıyı size anlatmak isteseydim nasıl yazardım diye düşünüyorum. Muhtemelen şöyle olurdu:

“Bugün okuduÄŸum bir yazıda Seinfeld’in yazarı Jerry Seinfeld’in nasıl çalıştığını öğrendim. İyi espri yapmak için her gün yazdığını ve bunları bir takvime çarpı koyarak kontrol ettiÄŸini söylemiÅŸ. Takvimdeki çarpılar bir zincire benzediÄŸinden iyi bir komedyen olmak için tek yaptığının zinciri kırmamak olduÄŸunu anlatmış.”

Fikirlerin zincirini kırmak için zinciri kırmamak. İşte bütün mesele bu.

Bugün önemli olan ise bu yazı ile tam 233 gündür zinciri kırmayışımdır. Ve bu yazı da benim zinciri kırmayarak geldiğim noktadır.

Not

Kendi zinciriniz için bu takvimi kullanabilirsiniz.

Etiketler
, , , , ,
İlişkili Yazılar

“Zinciri Kırmayın!” için 17 Yorum yapılmış.


  1. 1 PınarNo Gravatar 21 Ağu 2007 11:39

    Devletsah
    öyle bir yazı yazmışsın ki, ebeveynlerinin dediği gibi, kör biri bile anlayabilir, üstelik tek bir kelimesini bile kaçırmadan. Kurduğun bu zincirin hiç kırılmamasını diliyorum. Birer zincir de bizler oluştursak diyorum. Kara kaplı ajandamı çıkarıp yazıyorum ara ara, ama bir zincir oluşturma fikrim hiç olmamıştı. Bu yazıdan sonra her baktığım yönde bu fikri bulacağım.
    Zincirin ilk halkası olabilir belki bu paragraf, ne dersin?

  2. 2 Gül NurNo Gravatar 21 Ağu 2007 11:53

    SaÄŸol güzelim! Bu yazdığın için de, her yazdığın için de…

  3. 3 AysenNo Gravatar 21 AÄŸu 2007 12:46

    merhabalar,

    ben yazi yazmayi hic beceremiyorum, ama cok yazmak istiyorum.
    bir zamanlar günlük tutuyorudum, ama biraktim, bagzi seyleri hatirlamamak icin.
    ama sizin verdiginiz örnek cok hosuma gitti, yani hergün herhangi bir sey üzerine bir satir dahi ileride satirlara dönüse bilir, ne demisler: ” damlaya, damlaya göl olur”…saygi ve sevgilerimle..öptüm

  4. 4 humeyraNo Gravatar 21 AÄŸu 2007 13:20

    ne tesaduftur ki tam 3 gun once zinciri kirmamaya karar vermistim. hic yazmak isteemdigim gunlerde bile bir cumle yazmaya, vakit bulup bloga giremessem bir yerlere karalamaya, daha once defalrca yaptigim gibi bu karari da bozacagimi bilerek ama artik bir blogum olmasi beni biraz olsun tetikliyor galiba…sessiz ve genc okuyucunuza biraz zaman ayirisaniz cok sevinirim.

    http://heflatun.blogspot.com/

  5. 5 hakanNo Gravatar 21 AÄŸu 2007 16:07

    kaleminize sağlık çok güzel bir yazı olmuş

  6. 6 eda sunerNo Gravatar 22 AÄŸu 2007 00:54

    Devletimşahım :) Ya ben akıllı kadınları seviyorum hele ki senin gibi elleri yemek yapmakta marifetli olduğu gibi kalemi konuşturmakta da güçlü ise! Ellerine yüreğine sağlık. O zincir hiç kırılmaz sendeki bu enerji varolsun yeter canım :)

  7. 7 SelenNo Gravatar 22 AÄŸu 2007 10:13

    DevletÅŸah,
    Ben de okuldayken doÄŸru düzgün kompozisyon bile yazamayanlardandım. Hala da çok istesem de öyle süslü sözler, üç kere okuyunca ancak anlaşılan edebi cümleler kuramam. Fakat farkettim ki özellikle blogumu açtıktan sonra daha rahat, içimden geldiÄŸince ve anlaşılır ÅŸekilde yazabiliyorum. Belki de bu yazma alışkanlığını her güne yaymak lazım dediÄŸin gibi…
    Sevgiler

  8. 8 evvelzamanicindeNo Gravatar 22 AÄŸu 2007 16:34

    sevgili Devletşah, çok hoş ve doğru bir yazı olmuş. Zinciri kırmamak, esas olan bu ama yazabilmek için çokça okumak da gerekli diye düşünüyorum yoksa hiç kitap yüzü açmadan, heybeni bilgiyle doldurmadan yazılan her şey ortaya çalakalem yazılmış laf yığını olarak çıkar.Yazmayı seviyor ve yazmak istiyorsak, konu olarak evet her şeyden beslenebiliriz ama etkili, doyurucu olmak için önce okumak gerek.Bu yazmak isteyenlere küçük bir tavsiyeydi sadece.
    Ben de yazmayı çok seviyorum, yazıyorum da.Ayrıca yazı hepsinden ziyade terapi gibi, yazdıkça ruhunuzun dinlendiÄŸini, kendinizin zenginleÅŸtiÄŸinizi hissediyorsunuz.okumaya ve yazmaya devam…

  9. 9 YILDIZ SEYRINo Gravatar 23 AÄŸu 2007 07:07

    Merhaba Devletsah,
    Bu hersey icin boyle sanirim. Spora, diyete, para biriktirmeye, okumaya, yazmaya, dil calismaya bir ara verince pesi gelmiyor. Peki biz de insaniz yahu, hepsine birden nasil hic ara vermeyecegiz. Makine degiliz ki…

  10. 10 sadiye guneyNo Gravatar 23 AÄŸu 2007 18:36

    Merhaba,

    Uzun zamandır sitenizi gizli gizli (yorum yazmadan)takip ediyorum. Herşey mükemmel, sizden çok şeyler öğrendim. Emeğinize sağlık, kendi adıma teşekkür ederim.

    Bazen bende ne yazsam diye düşünüp dururum. Yazınızı okuyunca bende değişimler olacağını umuyorum :)

    Belki de bütün yaşam tarzımız böyle olmalı. Yani yaptığımız el işinde, düzenli beslenme alışkanlığımızda, sevdiklerimize karşı olan davranışlarda , bu liste böyle uzar gider herhalde. Belkide önemli olan hayatımızdaki tüm zincirleri kırmamak.

    Sevgilerimle,

  11. 11 boraNo Gravatar 10 Eyl 2007 23:20

    Ben de bu gece yazmaya üşeniyordum, bu yazının hatrına bir tane yazılır artık :)

  12. 12 matrakiyeNo Gravatar 13 Eyl 2007 00:09

    çok hoş bir yazı idi. bende kendime göre denemeler yazıyorum.bir zincir diğer zinciri bağlıyor ve zincir zinciri besliyor..
    aÄŸzınızaikaleminize saÄŸlık…

  13. 13 TezelNo Gravatar 01 Eki 2007 20:52

    Yazılarınızı hep beğeniyle takip ediyorum. Okuduklarım, konu ne olursa olsun hep aynı hissi uyandırıyor. Yazılarınızın kişiliği var. Işığınızı yansıtabiliyorsunuz. Hep aynı sıcaklık var. Yakınlarımdan biriymişsiniz gibi hissettiriyorsunuz. Zincirleri kırmamak daha önce duyduğum ama üzerinde çok durmadığım bir kavramdı. Kişisel gelişim için güzel bir yol. Işığınızın daha da parlaması dileğiyle, (Bu arada daha önceki yazıma cevap verirken bay mı bayan mı olduğum konusunda tereddütünüz olmuş. Hemen söyleyeyim bir bayanım:) )

  14. 14 neÅŸeNo Gravatar 06 Eyl 2008 14:05

    sevgili devletÅŸah,

    her gün bir paragraf yazarken acaba kitaplardan ünlü sözlerden v.s. bakarak (kitabı açıp bakarak) alıntı yapılabilir mi yoksa tamamen zihnimizde ne kalmışsa bir yazı yazmaya çalışmamız mı gerekiyor? beni okuduğun için şimdiden teşekkürler.iyilikler.

  1. 1 1095 | Devletşah'tan günlük yazılar, resimli yemek tarifleri 29 Ağu 2007 12:29 yazısı için Pingback tarafından yapılan yorum
  2. 2 Otel » Blog Archives » Zinciri.; Logo Yazılım 06 Haz 2008 22:06 yazısı için Pingback tarafından yapılan yorum
  3. 3 Misafir olun bana! | Devletşah 26 Eki 2008 16:37 yazısı için Pingback tarafından yapılan yorum

Yorum yapın



Additional comments powered by BackType