Zehir nedir?

Zehir nedir?

Zehir nedir?

Dünyada herşey zehirdir!
Önemli olan dozdur.
Paracelsus

En sevdiğim sözdür bu… Bazıları Sokrates’e ait olduğunu da söyler. Bilemiyorum…

Bu söz üzerinde biraz düşünelim. Mesela su insan için en vazgeçilmez şeylerden birisidir. Hakikaten öyledir. Susuzluğa kişiden kişiye değişmekle beraber en fazla 1 hafta dayanabiliniyor. Oysa bir insan yemek yemeden sadece su içerek yaklaşık 2 ay yaşayabiliyor. Temiz kaynaktan çıkmış buzz gibi bir suya kim hayır diyebilir. Bir insanın su ihtiyacı da kiloya göre değişiklik gösterse de ortalama 2 litredir. Konumuza dönersek, 2 litreden az su içildiğinde vücutta beyin dahil bir çok organ gerektiği kadar iyi çalışamaz. Bir müddet sonra da durma noktasına gelir. Gerekli olandan fazla içildiğine de önce vücudun arıtma sistemi böbrekler alarm vermeye başlar. Suyu arıtmaktan vücuda giren diğer zararlı maddeleri arıtamayacak hale düşerler ve hatta ileri seviyede böbrek çürümesine kadar ulaşır. Yani su kadar vaz geçilmez bir şey de vücudumuz için zehir haline dönüşebilir. Önemli olan kararında su içmektir.

Bunları neden yazıyorum?

Bilmem kaçıncı defa şekeri hayatımdan çıkarttım. Biliyorum bu günlerde gelecek ilk aşure, şeker ile yolumuzu kesiştirecek. Şekeri tamamen hayatımdan çıkartmak zorunda değilim. Biliyorum vücudum aslında şeker ile çalışıyor. Ama benim yediğimden daha azı, çalışmasına yeterli. Kilolarla çikolata yemekten bahsediyorum. Hem de sadece 1 gün içerisinde kilolarla çikolata yemekten. Bir kaç yıl öncesine kadar yanında litrelerle gazlı içecek tükettiğimi de eklemeliyim.

Haftada içtiğim bir bardak kolanın, kahvenin yanında yediğim bir dilim çikolatanın, ayda yılda bir film seyrederken yediğim patates cipsinin beni öldürmeyeceğinin farkındayım. Ama keşke o bir lokma çikolatayı ağzıma attığımda kendime ‘dur’ diyebilsem.

Ya da keşke hiç tatlarını bilmesem mesela… O zaman hayır demek çok daha kolay olurdu herhalde. Ya da oturduğum yerde brownieler, antep fıstıklı çikolatalar düşünüyor olmazdım. Söylemeliyim ki Sufi’ye bunların hiçbirini vermiyorum. Tadını bilmediği şeyi istemiyor. Ve bu benim de teklif edildiğinde hayır dememi kolaylaştırıyor. Çocuklar sözlerimizi değil davranışlarımızı model alıyorlar. Ona iyi örnek olmak için güzel bir fırsat.

Şekeri kökten hayatımdan çıkaramayacağımı kabullendim. O yüzden ekmek vs gibi şeylerdeki şekeri önemsemiyorum. Kendi ekmeğimi kendim yapıyorum. Onda da rafine şeker değil pekmez kullanıyorum. Çay ve kahvedeki şekeri bırakalı 16 yıl olmuş zaten. Bakalım ne kadar süre dayanabileceğim.

* Kapı çaldı ve komşumuz aşure getirdi. Yemedim. Bakışıyoruz.
** İrem de şekeri bıraktı. O benim gibi toleranslı değil. İnce eleyip sık dokuyor. İçinde şeker olan ekmeği dahi yemiyor. Şeker bizi zehirliyor yazısına bir gözatın derim.

Kalıcı bağlantı

Related Posts

4 Responses to Zehir nedir?
  • mine

    şekeri komple hayatından çıkarmak son dönemde çok moda oldu sanırsam.. bana çok anlamsız geliyor doğrusu. tabii ki ne kadar az o kadar iyi, bu tip şeylere olabildiğince dikkat etmek, zararın neresinden dönsek kardır demek anlamlı.. azaltmak, tercih etmemek, yememeye çalışmak vs anlarım yani senin yaptığın gibi ama ekmeğin içindeki şekeri bile yemeyecek kadar rafine yaşamanın mümkün olduğuna inanmıyorum.
    bana biraz zorlama geliyor doğrusu..

  • nesrin

    Devletşah hanım fevkalade önemli bir konuya dikkat çekmişsiniz yazdıklarınızın hepsi bilimsel olarak ispat edilmiş her şeyi kendi tadında az yemek en güzeli bizlere nefsimize sahip olup uygulamak düşüyor malesef çok zor gibi geliyor. ALLAH’ın emaneti olan vücudumuza iyi bakmakla yükümlüyüz: Devletşah hanım HZ.peygamberin sağlık öğütlerin de okumuştum yerden biten her bitkide şifa ve zehir vardır. Pirinç ise öyle değildir . Onda yanlız şifa vardır. ellerinize sağlık teşekkürler selam sevgiler…………………………………..

  • Melek

    Ben de yaklaşık 3 yıldır hiç şeker yemiyorum. Ekmek dahil içinde şeker olan hiçbir şeyi tüketmemeye özen gösteriyorum. Beyaz undan komple vazgeçemesem de rafine şekerden vazgeçmiş durumdayım. İlk başlarda ara sıra yediğim tatlıları şimdi ağzıma sürmüyorum. Bunun için iradeye de gerek kalmıyor. Çünkü canım istemiyor zaten. Bu çabayı saçma bulanlar olabilir ama ben tamamen vazgeçilemezse bile bu tür şeylerin en az yenmesi gerektiğini düşünüyorum. Yediklerimiz anında olmasa bile bir gün bize geri dönecek. Hele gıdanın iyice ticarete dönüştüğü bugünlerde yediklerimize daha çok dikkat etmeliyiz. Bu güzel yazı ve böyle bir konuya değindiğiniz için teşekkürler

  • Alp

    Onu yeme, bunu yeme, ne yiyeceğimizi, nasıl yiyeceğimizi şaşırdık. Ufuk açan postlarınızı okumaya devam 🙂 teşekkürler.

Yorum yapın

YORUMU GÖNDER